Outleapt türkçesi Outleapt nedir

  • Önüne çıkmak.
  • İleri doğru zıplamak.
  • Önüne atlamak.

Outleapt ingilizcede ne demek, Outleapt nerede nasıl kullanılır?

Outleap : Önüne atlamak. Önüne çıkmak. İleri doğru zıplamak.

Outleaped : İleri doğru zıplamak. Önüne çıkmak. Önüne atlamak.

Outleaping : Önüne çıkmak. İleri doğru zıplamak. Önüne atlamak.

Outleaps : Önüne çıkmak. İleri doğru zıplamak. Önüne atlamak.

Outlet : Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Satış yeri. Yuva. Bir bölgenin, bir yerin doğal ürünlerini ya da yapımlarını satım, dağıtım yoluyla başka yerlere gönderen bölge ya da ülke. Fiş. Çıkış noktası. Boşaltma ağzı. Çıkış. Pazar. Yol.

Electric outlet : Elektrik fişi. Çıngı fişi. Priz. Çıngı çıkışı.

Outlet center : Outlet merkezi. Farklı markalara ait fabrika satış yerlerinin bir arada bulunduğu büyük alışveriş merkezi. Fabrikalar satış merkezi.

Outlet axis : Orta eksen. Çıkış ekseni.

Absorptive outlet : Sızdırmalı boşaltma. Sızdırmalı tahliye.

Are there electrical outlets on site : Kamp alanında elektrik prizi var mı.

İngilizce Outleapt Türkçe anlamı, Outleapt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outleapt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Plaza : İspanyolca konuşan ülkelerde pazar yeri ya da meydan. Çarşı yeri. Meydan. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Şehir meydanı. Alan. Toplantı alanı. Büyük ticaret merkezi.

Mart : Ticaret merkezi. Çarşı. Alışveriş merkezi. Pazar.

Merchandise : Satın almak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal. Ticaret eşyası. Ticaret yapmak. Alışveriş etmek. Ticari mal. Ticari eşya. -in ticaretini yapmak. Alıp satmak.

Product : Netice. Ürün. Üretilen mal ve hizmetler. Verim. Meyve. Sonuç. Hasıla. İmal. Bir öğretim etkinliği sonunda öğrencilerin başarı durumlarına göre elde edilen sonuç. Mahsul.

General store : Market. Çok çeşitli ürünler satan küçük perakendeci dükkan. Bakkal. Genel mağaza. Taşra marketi.

Ware : Porselen eşya. Mal. Dikkat etmek. Emtia. Mamul mal. Pişmiş toprak gereçler. Tabak çanak. Eşya.

Market place : Pazaryeri. Pazar yeri. Bir köyün, kasabanın ya da kentin özeğinde, ürünlerin getirilip satıldığı, haftanın bir ya da birkaç gününde ya da sürekli olarak kurulu ve açık bulundurulan alım satım yeri. Çarşı. Pazar. Pazar alanı.

Business establishment : İş kurma.

Outleapt synonyms : electrical outlet, country store, place of business, strip mall, outleaping, outleap, sales outlet, wholesale house, electric outlet, jump forward, shopping center, outleaps, mall, discounter, discount store, trading post, shopping mall, outleaped, shopping centre, wall plug, power point, marketplace, retail store, center, point, department store, receptacle, store, discount house, mercantile establishment, wall socket, electric receptacle, emporium.

Outleapt zıt anlamlı kelimeler, Outleapt kelime anlamı

Inactivity : Durgunluk. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Avarelik.