Outrun türkçesi Outrun nedir

  • Daha hızlı koşmak.
  • Geçmek.
  • -den daha hızlı koşmak.
  • -den daha hızlı koşarak kurtulmak.
  • Sınırı aşmak.
  • Önden koşmak.
  • Çıkış.
  • Aşmak.
  • -den kaçmak.

Outrun ile ilgili cümleler

English: We've outrun them.
Turkish: Onlardan daha hızlı koştuk.

English: We can't outrun them.
Turkish: Onlardan daha hızlı koşamayız.

Outrun ingilizcede ne demek, Outrun nerede nasıl kullanılır?

Outrunner : Filiz. Dal. Arabanın yanında koşan eskort. Köpek sürüsünün lideri köpek. Önden gelen. Önde koşan. Uzantı.

Outrunning : Önden koşmak. -den daha hızlı koşmak. -den kaçmak. Daha hızlı koşmak. Sınırı aşmak. Aşmak. -den daha hızlı koşarak kurtulmak. Çıkış. Geçmek.

Outruns : -den daha hızlı koşmak. Önden koşmak. -den kaçmak. -den daha hızlı koşarak kurtulmak. Geçmek. Aşmak. Çıkış. Sınırı aşmak. Daha hızlı koşmak.

Outrace : Hızda üstün çıkmak. Yarışma kazanmak. Yarışta galip gelmek. Yarışı kazanmak.

Outraced : Yarışta galip gelmek. Hızda üstün çıkmak. Yarışma kazanmak. Yarışı kazanmak.

Outrageously : Saldırganca. Ahlaksızca. Şok edici bir şekilde. Alay edilecek bir biçimde. Skandal yaratacak biçimde.

Outrageous price : Fahiş fiyat.

Outraging : Hakların açıkça çiğnenmesi. Zedelemek (gurur). Tecavüz etmek. Çiğnemek. Kötü davranmak. Kanuna karşı hareket etmek. Çok öfkelendirmek. Hakaret etmek. Kırmak. Zedelemek (onur vb.).

 

Outracing : Yarışta galip gelmek. Hızda üstün çıkmak. Yarışma kazanmak. Yarışı kazanmak.

Outrage : Hakaret etmek. Kötü davranmak. Kırmak. Hakların açıkça çiğnenmesi. Zedelemek (gurur). Nefret uyandırıcı hareket. Rezalet. Nefretini uyandırmak. Öfkelendirmek. Zorlamak.

İngilizce Outrun Türkçe anlamı, Outrun eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outrun ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be valid : Muteber olmak. Geçerli olmak.

Excitation : Uyarma. Tahrik. İkaz etme. Uyarım. Heyecanlandırma. Tembih. Nicemsel dizgeyi, daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma. Uyarı. Nicemsel bir yapıyı taban durumundan daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma süreci. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç.

Circumvent : Tuzağa düşürmek. Yan çizmek. Engellemek. Atlatmak. Üstün gelmek. Kaçınmak. Kurtulmak. Savmak. Açığını yakalamak.

Excitations : Heyecanlandırma. İkaz. Uyarma. İkaz etme. Uyarı. Tahrik. Eksitasyon. Uyarım.

Fudges : Uydurmak. Sahtekarlık yapmak. Geçiştirmek. Uyduruk kaydırık yapmak. Biraz uydurmak. Baştan savma yapmak. Yarım yamalak yapmak. Taklidini yapmak. Kaçınmak.

Best : Hakkından gelmek. Birinci sınıf. En iyi. En çok. Baskın çıkmak. En. Alt etmek. En iyisi. Yenmek. En iyi şekilde.

Be over : Tamam olmak. Sonlanmak. Bitmek (kalmamak). Miyadını doldurmak. Dolmak. Sona ermek. Bitmek. Kalmamak.

Walk away from : Ucuz kurtulmak (kazadan). Kolayca geçmek. Rahatlıkla yenmek. Kolayca yenmek. Rahatça kazanmak.

 

Be beyond the pale : Adaletsiz olmak. Limiti geçmek. Aşırıya kaçmak. Haddini aşmak.

Fudging : Biraz uydurmak. Taklidini yapmak. Sözünü tutmamak. Uydurmak. Baştan savma yapmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Kesin bir tavır almamak. Geçiştirmek. Abartmak. Sahtekarlık yapmak.

Outrun synonyms : exceed, exodus, be current, egresses, be in excess of, bestridden, outrunning, encroach, checkouts, escape from, climb over, beat, beats, be transmitted, besting, bestride, encroaches, to go far, outran, logout, betters, evade, be mentioned, bestriding, exceeds, defeating, bestrides, abate, blow over, ascent, outburst, run, exit.

Outrun ingilizce tanımı, definition of Outrun

Outrun kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To go beyond. To run faster than. To outstrip. To exceed, or leave behind, in running.