Outstands türkçesi Outstands nedir

Outstands ingilizcede ne demek, Outstands nerede nasıl kullanılır?

Outstand : Belirgin olmak. Denize açılmak. Ön plana çıkmak. Limanı terketmek. Dışında kalmak. Direnmek. Tasarlamak. Dayanmak. Farkedilebilir olmak. Tasarım yapmak.

Outstanding : Öne çıkan. Diğerlerinden iyi. Yarım kalmış. Seçkin. Çok iyi. Askıda. Tamamlanmamış. Yerine getirilmemiş. Üstün. Ödenmemiş.

Outstanding account : Vadesi geçmiş borç. Ödenmemiş hesap. Kapatılmamış hesap. Kapanmamış hesap. Tasfiye edilmemiş hesap. Tahsil edilmemiş hesap.

Outstanding debt : Ödenmemiş borçlar. Ödenmesi gereken borç ana parası. Ödenmemiş borç. Devreden borç. Tahsil olunmamış borç. Tahsil edilmemiş borç.

Outstanding interest : Ödenmemiş faiz. Ödenmemiş ürem. Henüz ödenmemiş ürem. dönüşümdeki ürem.

Outstared : Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Yenmek. Üstesinden gelmek.

Outstares : Yenmek. Bakışlarıyla altetmek. Alt etmek. Üstesinden gelmek.

Outstandings : Kalıntılar. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Ödenmemiş borçlar.

Outstations : Uzak bölgede olan istasyon. İleri karakol. Merkezden uzak şube.

 

Outstare : Bakışlarıyla altetmek. Yenmek. Üstesinden gelmek. Alt etmek.

İngilizce Outstands Türkçe anlamı, Outstands eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abuts : Bitişik olmak. Dokunmak. Yaslanmak. Uç uca gelmek.

Debouched : Ortaya çıkmak. Çıkmak. Açık araziye çıkmak. Dar bir yerden açıklığa çıkmak. Açıklığa çıkmak.

Abutted : Bitişik olmak.

Abrook : Çekmek.

Architect : Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Mimar. Sanat yönetmeni. Yaratıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Planlamak. Yapmak.

Debouches : Ortaya çıkmak. Açık araziye çıkmak. Çıkmak. Dar bir yerden açıklığa çıkmak. Açıklığa çıkmak.

Opt out : Ayrılma. Vazgeçmek. Vaz geçmek. Katılmamayı uygun görmek. Çekilmek. Karışmamayı tercih etmek. Cemiyetten çekilmek.

Acquiesces : Kabullenmek. Razı olmak. Normal karşılamak. Karşı çıkmamak. Boyun eğmek. Ses çıkarmamak. Muvafakat etmek. Kabul etmek.

Blueprint : Kılavuz. Ozalit. Şablon. Karalama. Plan. Ayrıntılı tasarı. Planı mavi kağıda çekmek. Mavi kopya çıkarmak.

Drive back : Geri dönmek zorunda bırakmak. Püskürtmek. Arabayla geri götürmek. Arabayla geri dönmek. Geri itmek.

Outstands synonyms : jib, fight back, base on, be dead against, be tolerant of, come into prominence, debouch, accept, put off, hold up, base upon, cogitated, abides, take over, insist on, keep out, conceive, calculate, fought back, abided, taken over, cogitates, cast about, be graphic, blueprinted, accepts, set sail, debouching, abide, go to sea, sails, cogitate, insist.