Outstanding debt türkçesi Outstanding debt nedir

  • Ödenmemiş borçlar.
  • Tahsil edilmemiş borç.
  • Tahsil olunmamış borç.
  • Devreden borç.
  • Ödenmemiş borç.
  • Ödenmesi gereken borç ana parası.

Outstanding debt ile ilgili cümleler

English: I have an outstanding debt of 10 dollars.
Turkish: 10 dolarlık ödenmemiş bir borcum var.

Outstanding debt ingilizcede ne demek, Outstanding debt nerede nasıl kullanılır?

Outstanding : Çok iyi. Öne çıkan. Yerine getirilmemiş. Seçkin. Kalburüstü. Diğerlerinden iyi. Mükemmel. Üstün. Göze çarpan. Askıda.

Debt : Suç. Matlup. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. Zimmet. Sözleşmede üstlenilen yükümlülük. Alacak. Borçlu olma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Verecek.

Outstanding account : Ödenmemiş hesap. Tasfiye edilmemiş hesap. Kapanmamış hesap. Kapatılmamış hesap. Tahsil edilmemiş hesap. Vadesi geçmiş borç.

Outstanding interest : Henüz ödenmemiş ürem. dönüşümdeki ürem. Ödenmemiş ürem. Ödenmemiş faiz.

Outstandingly : Mükemmelen. Olağanüstü bir şekilde. Mükemmel şekilde. Alışılmadık biçimde. Mükemmel biçimde. Belirgin bir biçimde.

Outstandings : Ödenmemiş borçlar. Kalıntılar. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

 

İngilizce Outstanding debt Türkçe anlamı, Outstanding debt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstanding debt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outstandings : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Kalıntılar.

Obligation outstanding : Ödenmemiş karşılıksız borçlar. Henüz ödenmemiş olan mali yükümlülükler.

Bad debt : Zaman aşımı nedeniyle tahsili mümkün olmayan alacak. Batak para. Batık kredi. Kötü borç. Şüpheli alacaklar. İşletmenin tahsil edilmesi şüpheli hale gelmlş, ödenme olasılığı çok az olan alacakları. Değersiz. Alınamayan alacak. Tahsil edilmesi mümkün olmayan borç.