Outstandings türkçesi Outstandings nedir

  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.
  • [#kalıntı Kalıntılar].
  • Ödenmemiş borçlar.

Outstandings ingilizcede ne demek, Outstandings nerede nasıl kullanılır?

Outstanding account : Kapatılmamış hesap. Ödenmemiş hesap. Kapanmamış hesap. Vadesi geçmiş borç. Tasfiye edilmemiş hesap. Tahsil edilmemiş hesap.

Outstanding debt : Devreden borç. Ödenmemiş borç. Ödenmesi gereken borç ana parası. Tahsil edilmemiş borç. Tahsil olunmamış borç. Ödenmemiş borçlar.

Outstanding interest : Ödenmemiş ürem. Henüz ödenmemiş ürem. dönüşümdeki ürem. Ödenmemiş faiz.

Obligation outstanding : Henüz ödenmemiş olan mali yükümlülükler. Ödenmemiş borç. Ödenmemiş karşılıksız borçlar.

Outstanding : Üstün. Yarım kalmış. Ödenmemiş. Seçkin. Diğerlerinden iyi. Göze çarpan. Tamamlanmamış. Mükemmel. Öne çıkan. Yerine getirilmemiş.

Outstands : Limanı terketmek. Dışında kalmak. Ön plana çıkmak. Farkedilebilir olmak. Direnmek. Katlanmak. Tasarlamak. Belirgin olmak. Tasarım yapmak. Dayanmak.

Outstandingly : Mükemmel şekilde. Belirgin bir biçimde. Mükemmel biçimde. Mükemmelen. Alışılmadık biçimde. Olağanüstü bir şekilde.

Outstand : Dayanmak. Denize açılmak. Katlanmak. Dışında kalmak. Direnmek. Tasarlamak. Belirgin olmak. Limanı terketmek. Ön plana çıkmak. Tasarım yapmak.

 

İngilizce Outstandings Türkçe anlamı, Outstandings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstandings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In arrears : Ödemelerini zamanında yapamamış. Borcu zamanında ödeyememiş. Vaktinde yerine getirememiş. Geride kalan. Ödemeleri geciktirmiş. Borcunu vaktinde ödeyememiş. Bakaya. Borcunu zamanında ödeyememiş.

Relics : Eski eserler. Harabeler. Kutsal emanetler.

Spectacular : Göz alıcı. Çarpıcı. Görülmeye değer eğlence. Şaşırtıcı. Olağanüstü. Görkemli. Dikkat çekici. Görülmeye değer. Çok büyük (fiyat artışı veya düşüşü). Olağanüstü gösteri.

Bits and pieces : Ufak şeyler. Ivır zıvır. Her türlü şeyler. Ufak tefek şeyler. Döküntüler. Kırıntılar. Önemsiz şeyler.

Striking : Grevdeki. Vurma. Dikkat çekici. Göze çarpan. Çakma. Vuran. Geçici desteklerin alınması. Göz alıcı. Şaşırtıcı. Dikkati çeken.

A priori analysis : A priyori analiz. Öncül çözümleme.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

Remains : Yemek artıkları. Artıklar. Kalanlar. Ceset kalıntısı. Ceset. Döküntü. Ölü. Kalıntı. Kalıtlar. Artık.

A priori probability : Öncül olasılık.

Overdues : Ödeme zamanı geçmiş. Günü geçmiş. Gecikmiş. Vadesi dolmuş. Ödenmesi gecikmiş. Geç kalmış. Rötarlı.

Outstandings synonyms : ruins, a posteriori probability, aalens linear regression model, abc method, inclusions, aalen estimator, outstanding debt, conspicuous, abel blanchard model, antiquity, a priori information, a posteriori information, odds and sods, a error, prominent, a priori theoretical criteria, a level, a b model, salient, a posteriori analysis, abadir test.

 

Outstandings zıt anlamlı kelimeler, Outstandings kelime anlamı

Inconspicuous : Farkedilmez. Önemsiz. Göze çarpmayan. Farkedilmeyen.

Inferior : İkinci derecede. Alt veya aşağı anlamında. Ast olan kimse. Aşağı derecede olan kimse. Bayağı. Alt, alt taraf. İnferiyor. Aşağı. Ast rütbede. Aşağı derecede olan şey.