Outstanding türkçesi Outstanding nedir

  • Öne çıkan.
  • Askıda.
  • Yarım kalmış.
  • Henüz yapılmamış.
  • Üstün.
  • Tamamlanmamış.
  • Yerine getirilmemiş.
  • Göze çarpan.
  • Ödenmemiş.
  • Çok iyi.
  • Kalburüstü.
  • Diğerlerinden iyi.
  • Mükemmel.
  • Seçkin.

Outstanding ile ilgili cümleler

English: Ichiro is an outstanding baseball player.
Turkish: Ichiro olağanüstü bir beyzbol oyuncusu.

English: It was outstanding.
Turkish: Olağanüstüydü.

English: I have an outstanding debt of 10 dollars.
Turkish: 10 dolarlık ödenmemiş bir borcum var.

English: Ali was an outstanding coach.
Turkish: Ali seçkin bir koçtu.

English: She is an outstanding poet.
Turkish: O seçkin bir şairdir.

Outstanding ingilizcede ne demek, Outstanding nerede nasıl kullanılır?

Outstanding account : Ödenmemiş hesap. Kapanmamış hesap. Tasfiye edilmemiş hesap. Kapatılmamış hesap. Tahsil edilmemiş hesap. Vadesi geçmiş borç.

Outstanding debt : Tahsil olunmamış borç. Ödenmemiş borç. Devreden borç. Ödenmemiş borçlar. Ödenmesi gereken borç ana parası. Tahsil edilmemiş borç.

Outstanding interest : Henüz ödenmemiş ürem. dönüşümdeki ürem. Ödenmemiş faiz. Ödenmemiş ürem.

Obligation outstanding : Henüz ödenmemiş olan mali yükümlülükler. Ödenmemiş borç. Ödenmemiş karşılıksız borçlar.

Outstandingly : Mükemmel şekilde. Mükemmel biçimde. Alışılmadık biçimde. Olağanüstü bir şekilde. Mükemmelen. Belirgin bir biçimde.

 

Outstandings : Kalıntılar. Ödenmemiş borçlar. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

Outstands : Dışında kalmak. Limanı terketmek. Direnmek. Dayanmak. Katlanmak. Tasarlamak. Farkedilebilir olmak. Ön plana çıkmak. Denize açılmak. Belirgin olmak.

Outstand : Dayanmak. Denize açılmak. Farkedilebilir olmak. Dışında kalmak. Tasarım yapmak. Direnmek. Katlanmak. Tasarlamak. Limanı terketmek. Belirgin olmak.

İngilizce Outstanding Türkçe anlamı, Outstanding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstanding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exceptional : Şaz. Ender. Ayrıklı. Nadir. Müstesna. Fevkalade. İstisnai. Kuraldışı. İstisna. Özel.

All around : Her yönden. Her bakımdan. Çepeçevre. Her şeyi hesaba katarak. Pek çok yeteneği olan. Çepçevre. Çok yönlü. Geniş kapsamlı. Her alanda başarılı.

Salient : Çıkıntılı. Çıkık. Dış. Dikkat çekici. Dikkat çeken. Sıçrayan. Önemli. Çarpıcı. İstihkam dış açısı.

Famously : Ünlü. Meşhur. Pek iyi. Herkesin çok iyi bildiği. Çok iyi bilinen. Tanınmış. Herkesçe bilinen.

Owing : Borçlanma. Borçlu.

Damn well : Kesinlikle. Şüphesiz. Pekala.

Crying : İğrenç. Acil. İvedi. Ağlayan. Çığlık. Apaçık. Ağlama. Büyük.

Privileged : İltimaslı. İmtiyazlı. Mümtaz. Öncelikli. Şereflendirilmiş. Nasipli. Ayrıcalıklı. Muaf. Ayrıcalık tanınmış.

Bully for you : Bravo. Aferin. Aferin sana. İyi. Güzel.

A1 : Birinci sınıf. Eşsiz. En iyi. (argo terim) süper. En iyi kalitede. Harika. Çizginin en üstünde. A bir.

 

Outstanding synonyms : unredeemed, of the best, imperfects, a one, funky, unmet, arrearage, fragmental, discrete, beautiful, elegant, interrupted, distinguished, def, above reproach, dramatical, fantastic, pendant, broadest, broads, alpha plus, elite, beauts, prominent, imperfect, absolute, ascendants, beaut, ambrosial, unsettled, accomplished, on ice, incomplete.

Outstanding zıt anlamlı kelimeler, Outstanding kelime anlamı

Inferior : Aşağı derecede olan kimse. Aşağı derecede olan şey. Alt, alt taraf. Ast rütbede. Alt veya aşağı anlamında. İkinci derecede. Kalitesiz. Ast. Alt. Aşağı.

Inconspicuous : Önemsiz. Farkedilmeyen. Göze çarpmayan. Farkedilmez.

Outstanding ingilizce tanımı, definition of Outstanding

Outstanding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Undischarged. Not paid. That stands out. Uncollected. As, outstanding obligations.