Abutted türkçesi Abutted nedir

Abutted ingilizcede ne demek, Abutted nerede nasıl kullanılır?

Abutter : Bitişik arsa sahibi. Komşu arazi sahibi.

Abutters : Bitişik arsa sahibi. Komşu arazi sahibi.

Abuttal : Köprü ayağı. Kemer ayağı. Dayanak.

Abuttals : Arsa sınırı. Arazi sınırı.

Abutting : Bitişik. Dayanma. Ortak sınırları olan. Yan yana.

Abutilon : Abütilon. Kırmızı veya mor çiçekleri olan otsul bitki. Ilık iklimlerde yetişen sarı.

Abutting the city : Şehir sınırında olan. Şehrin yanında olan. Şehir ile bitişik olan.

Abut upon : Biryere bitişmek. Bitişik olmak. Sınır komşusu olmak. Bitişmek. Bir yere bitişmek.

Abut : Yaslanmak. Uç uca gelmek. Varmak. Dokunmak. Dayanmak. Bitişik olmak.

Abutment : Bitişme yeri. Mesnet. Yan ayak. Köprü ayağı. Bitişme. Dayanma. Kemer ayağı. Dayanak. Mahmuz. Dayanak veya destek.

İngilizce Abutted Türkçe anlamı, Abutted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abutted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjoins : Eklemek. Yan yana koymak. Bitiştirmek. Yan yana olmak. Katmak.

Lemon butter : Limon yağı.

Border upon : Sınır komşusu olmak.

Misused : Yanlış kullanmak. Kötüye kullanmak. Suistimal etmek. Hor kullanmak. Hatalı kullanılmış. Hırpalamak.

 

Be tolerant of : Tahammül etmek (organizma vb). Hoşgörülü olmak.

Abided : Uymak. Beklemek. Katlanmak. Çekmek. Sadik kalmak. Sadık kalmak. Kurala uymak. Tahammül etmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). İkamet etmek.

Bordering : Çerçevelemek. Demeye gelmek. Sınır koymak. Sınırlama. Kenar geçirmesi. Sınırdaş. Benzer olmak. Sınır komşusu olmak. Sınırlayan.

Abut : Uç uca gelmek. Dokunmak. Varmak. Yaslanmak.

Food : Yiyecekler. Azık. Yem. Yiyecek. Taam. Nevale. Besin. Yemek. Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek.

Adjoin : Bitiştirmek. Yan yana olmak. Katmak. Yan yana koymak. Eklemek.

Abutted synonyms : meuniere butter, yak butter, clarified butter, beurre noisette, abide, stick, abut upon, communicate, base on, be touching, abut on, communicated, base upon, abuts, brown butter, abide by, border on, bear, border, abidden, solid food, abrook, abides, drawn butter, neighbor, be among the living, dairy product, communicates, arrive, be predicated on.

Abutted zıt anlamlı kelimeler, Abutted kelime anlamı

Used : Kullanma. Kullanılan. Alışkın. Kullanılmış. Eski. Alışık. Elden düşme.

Increased : Zamlı. Katlanmış. Artmış. Katmerlenmiş. Artırılmış. İlave edilmiş. Arttırılmış. Yükseltilmiş. Büyütülmüş. Yoğunlaştırılmış.