Owls türkçesi Owls nedir

  • Bilge.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımından, gagaları dipten itibaren çengel gibi kıvrık, kısa vücutlu, gözleri çok iyi gelişmiş, gece faal olan bir alt takım.
  • Gece yırtıcıları.
  • Baykuş.
  • Ağırbaşlı kimse.
  • Puhu.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, gece yırtıcıları (striges) alt takımından, gece faal olan, alaca baykuş (strix aluca), cüce baykuş (otus scops), puhu kuşu (bubo bubo), kulaklı orman baykuşu (asio otus), bataklık baykuşu (a.flammeus), kukumav (athene noctua) türleri iyi bilinen bir familya.
  • Baykuşgiller.

Owls ile ilgili cümleler

English: Ali eats at least three bowls of rice every day.
Turkish: Ali her gün en az üç kase pirinç pilavı yer.

English: The owls foretell the death.
Turkish: Baykuşlar ölümü önceden haber verebilirler.

English: Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
Turkish: Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.

English: I'm afraid of owls.
Turkish: Baykuşlardan korkarım.

English: When do owls sleep?
Turkish: Baykuşlar ne zaman uyur?

Owls ingilizcede ne demek, Owls nerede nasıl kullanılır?

Barn owls : Cüce baykuş. Kukumav. Peçeli baykuşgiller. Peçeli baykuş. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, gece yırtıcıları (striges) alt takımından, parmakları çıplak, gagalarının dibi düz olan, peçeli baykuş (tyto alba) türü iyi bilinen bir familya.

 

Bowls : Açık havada oynanan dokuz kuka oyunu. Açık havada oynanan bir oyun.

Cowls : Baca şapkası. Kukuletalı cüppe. Kaplama. Rahip cüppesi. Motor kapağı.

Fishbowls : Bir çeşit akvaryum. Balık kavanozu. Küçük balık akvaryumu. Süs balığı veya diğer balık türlerinin içerisinde saklandığı cam kase.

Fowls : Kümes hayvanı. Av kuşu.

Prowls : Dolaşmak. Gezinmek. Kolaçan etmek. Kolaçan. Sinsice dolaşmak. Etrafı kolaçan etme. Sinsi sinsi dolaşma. Etrafı kolaçan etmek. Sinsi sinsi dolaşmak. Fırsat kollamak.

Waterfowls : Su kuşu. Su kuşları.

Howls : Bağırma. Ulumak. İnlemek. Bağırmak. Havlamak. Uğuldamak (rüzgar). Ürümek. Kahkaha atmak. Uğuldamak.

Wildfowls : Av kuşları.

Peafowls : Tavus. Tavuskuşu.

İngilizce Owls Türkçe anlamı, Owls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Owls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Learned : Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Alim. Öğrenilmiş. Öğrenilen. Bilgin. Okumuş. Kültürlü. Bilgili. Çok okumuş.

Far sighted : Uzak görüşlü. Akıllı. Aklı başında. Hipermetrop olan (uzaktaki objelerin görüntüsünün yakındaki objelerden daha net olma durumu). Uzak mesafeleri görebilen. Hipermetrop. Aklıselim.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

 

Bird of prey : Avcı kuş. Yırtıcı kuş. Alıcı kuş.

Erudite : Alim. Mütebahhir. Hikmetli. Çok bilgili. Muttali. Bilimsel. Bilgin. Bilgili. Engin bilgili.

Owlet : Baykuş yavrusu. Kukumav.

Owl : Gece kuşu.

Jack : Vale. Kriko. Adam. Bilgisayar, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Yükseğe kaldırmak. Kriko ile kaldırmak. Köylü. Sancak (gemi). Kaldırıcı. Aracı istenen yanından yukarı kaldırmaya yarayan aygıt.

Profounder : Çok derin. Derin. Engin. Etkili. Adamakıllı. İçine işleyen. İçe işleyen. İçten. Derya. Bilgili.

Bowling : Bovling. Yuvarlamaca. Bovling oyunu. Dokuz kuka oyunu. Ağır bir topla oynanan bir oyun.

Owls synonyms : strix varia, hawk owl, surnia ulula, order strigiformes, strix nebulosa, asio otus, strix aluco, strix occidentalis, tyto alba, laughing owl, barred owl, horned owl, great grey owl, bird of minerva, spotted owl, otus asio, great gray owl, athene noctua, lawn bowling, raptorial bird, sceloglaux albifacies, strigiformes, acacia, barn owl, a cell, night owl, bowl, raptor, abacus bodies, abramis zone, tawny owl, abiotic factor, aardvark.