Owning türkçesi Owning nedir

  • Sahip olan.
  • Edinme.
  • Kendine hakim olma.

Owning ile ilgili cümleler

English: Ali dreams of owning a house in the center of Boston.
Turkish: Ali Boston'un merkezinde bir ev sahibi olmayı hayal ediyor.

English: Swimming in the sea doesn't mean owning the sea.
Turkish: Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.

English: The things you own, they end up owning you.
Turkish: Sahip olduğun şeyler nihayetinde sana sahip olur.

English: A drowning man will catch at a straw.
Turkish: Boğulan bir insan saman çöpünü tutmaya çalışır.

English: Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Turkish: Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.

Owning ingilizcede ne demek, Owning nerede nasıl kullanılır?

Browning : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Maillart reaksiyonu. Missouri eyaletinde şehir. Montana eyaletinde yerleşim yeri. Esmerleşme. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Browning tabanca. Gıdaların enzimatik olmayan tipteki kahverengileşme tepkimelerinden en önemlisi olup indirgen şekerlerle proteinlerin serbest amino grupları veya aminoasitler arasında cereyan eden komplike bir seri tepkimenin sonucu kahverengi renk oluşumuna ve tat değişimlerine neden olan tepkime, kahverengileşme, karbonilamil tepkimesi, maillard reaksiyonu. Kahverengileştirme. Kahverengileşme.

 

Clowning : Soytarılık. Palyaçoluk.

Crowning : Parlak. Taçlanma devri. En son. Kaplama. En yüksek. Diş profil bombesi. Taç giyme. Dişe kron takma.

Crowning achievement : Parlak başarı.

Crowning ceremony : Cülus.

Drowning : Başından aşma. Batma. Boğulma. Taşma. Sıvıya dalma. Gark.

Elizabeth barrett browning : (1806-1861) ingiliz şair. Portekizli kadının soneleri yazarı.

Drowning man : Boğulan adam.

Gowning : Biniş. Sabahlık. Cüppe giydirmek. Cüppe. Laboratuvar önlüğü. Kadın geceliği. Elbise. Uzun etekli kadın elbisesi. Rop. Önlük.

Downing street : İngiliz hükümeti. Londra'da hükümet binalarının olduğu sokak.

İngilizce Owning Türkçe anlamı, Owning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Owning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquisition : Sağlama. Kazanç. Bir nesnenin iyeliğini ele geçirme. Tahsil. Bir gözlemcinin alanda kazandığı deneyim, uygulamada edindiği bilgi ve becerilerin tümü. Edinim. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Kütüphaneye yeni gelen kitap.

Sang froid : Kendini kontrol etme. Baskı altında soğukkanlılık. Acımasızlık. Akıl dinginliği. Denge. Soğuk kanlılık. Sakinlik. Soğukkanlılık. Kendine hakim olma (fransızca).

Restraint : Zorlama. Kaçınmak (cinsel ilişkiden). Kendini zaptetme. Sınırlama. Kendini tutma. Çekinme. Tahdit. Zapt. Tutma. Kısıtlama.

Self command : Kendini tutma. Nefsine hakim olma. Kendini kontrol etme.

 

Attainment : Kazanma. Marifet. İdrak. Erişme. Elde etme. Ergi. Hüner. Ulaşma. Beceri.

Overturning : Altüst olma. Devrilme. Alt üst olma. Devirme. Aşırı dönme. Alabora.

Acquiring : Elde etme. Elde ediş.

Getting : Temin.

Adoption : Benimseyiş. Bir kimseye, öz çocuğuna verdiği hakkı verme, onun bakımını ve yetiştirilmesini üstüne alma. Benimseme. Evlat edinme. Nüfusuna geçirme. Uygulama rejimi. Kabullenme. Alma. Kabul etme.

Abstinency : Çekinme. Sakınma. Tahammül.

Owning synonyms : upper class, sangfroid, self restraint, obtaining, scoring, acquirement, self mastery, having, self control, continency, self possession, adoptions, obtention, propertied, blessed with, contraction, possessive, provision, acquisitions.

Owning zıt anlamlı kelimeler, Owning kelime anlamı

Lower class : Aşağı sınıf. Alt sınıflar. İşçi sınıfı. Alt klas. Aşağı tabaka. Alt tabaka.

Middle class : Orta sınıftan olan. Orta tabaka. Burjuva. Orta direk. Orta sınıf. Orta halli. Orta tabaka halk.