Panoptic türkçesi Panoptic nedir

  • Tüm toplumu kapsayan.
  • Herkesi kapsayan.
  • Tüm üyeleri kapsayan.

Panoptic ingilizcede ne demek, Panoptic nerede nasıl kullanılır?

Panopticon : Hücreleri gardiyana baklan dairevi hapishane.

Panoptosis : Tüm karın organlarının, normal yerlerine oranla aşağıya sarkmış olması hali. Panoptoz. Panoptozis.

Panophthalmitis : Sklera dahil gözün bütün tabakalarının yangısı. Panoftalmitis.

Panophthalmus : Göz küresinin tüm kısımlarının iltihaplanması, panoftalmi. Panoftalmus. Göz küresinin irinli yangısı.

Panoplied : Tam silahlı. Mükemmel giyimli. Tam teçhizatlı.

Panoplies : Zırh takımı. Mükemmel kıyafet (tören vb.). Tam teçhizat.

Panoramic and tilting head : Sjtv. bir üçayağın, çevrinmeyi gerçekleştirmeye yarayan başlığı. Çevrinme başlığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Panoramic : Kuşbakışı. Geniş bakış açılı. Çevrinme. Panoramik. Engin görünüş.

Panoply : Tam teçhizat. Mükemmel kıyafet (tören vb.). Tam zırh takımı. Zırh takımı.

Panoramic screen : Panoramik ekran. Geniş görüntülük. Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Panoptic Türkçe anlamı, Panoptic eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Panoptic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broad : Açık. Esas. Genişliğinde. Enli. Serbest. Sınırsız. Karı. Kaba. Kadın. Hoşgörülü.

Seeable : Seyredilebilir. Görülebilir. İzlenebilir.

Blanket : Sarıp sarmalamak. Kapsamak. Battaniye. Battaniye ile zıplatmak. Battaniyeye sarmak. Sınırsız. Susturmak. Örtbas etmek. Engel olmak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge.

Encompassing : Muhasır. Kuşatma. Kuşatmak. Neden olmak. Kumpas kurmak. Sarmak. Etrafını çevirmek.

Comprehensive : Etraflı. Anlayışlı. Ayrıntılı. Kapsamlı. İdrak edebilen. Kavrayışlı. Genel. Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Geniş kapsamlı. Geniş.

Across the board : Geniş kapsamlı. Genel. Herkese eşit. Dört bir tarafında. Kapsamlı. Herkesi ilgilendiren. Her yerinde.

Wide : Alabildiğine. Uzak. Yaygın. Tamamen. Geniş. Açık. Bol. Geniş bir alanı kaplayan. Gen. Vasi.

Extensive : Büyük. Ekstansif. Kapsamlı. Uzatılmış. Yaygın. Geniş çaplı. Engin. Geniş alan. Geniş ölçüde yapılan. Geniş.

All embracing : Her şeyi saran.

All inclusive : Geniş kapsamlı. Her şey dahil.

Panoptic synonyms : panoptical, all encompassing, visible.

Panoptic zıt anlamlı kelimeler, Panoptic kelime anlamı

Invisible : Görünmez. Görünmeyen. Gözle görülmeyen. Gözle görülemeyen. Gizli. Çabuk kestirilemez. Görülmez. Resmi hesaplarda gözükmeyen. Gözle seçilemez.

Panoptic antonyms : noncomprehensive.