Pantry türkçesi Pantry nedir

Pantry ile ilgili cümleler

English: I found this in the back of the pantry.
Turkish: Bunu kilerin arkasında buldum.

English: Someone swept the pantry.
Turkish: Biri kileri süpürdü.

English: The pantry is empty.
Turkish: Büfe boş.

English: Her sewing basket, dresser drawers and pantry shelves are all systematically arranged in apple-pie order.
Turkish: Onun dikiş sepeti, şifonyer çekmeceleri ve külotlu çorap rafları hepsi sistemli olarak yerli yerinde düzenlenir.

English: I have plenty of things to eat in the pantry.
Turkish: Kilerde yiyecek çok şeyim var.

Pantry ingilizcede ne demek, Pantry nerede nasıl kullanılır?

Pantryman : Kilerci.

Pantries : Ofis. Mutfakçık. Büfe. Kiler.

Pantropic : Pantropik.

Propantriol : Gliserin. Propantriol.

Pant after : -e içi gitmek. İçin yanıp tutuşmak. Can atmak.

Pant for : İçin yanıp tutuşmak. Can atmak. -e içi gitmek.

Pant : Soluma. Özlemek. Hızlı hızlı solumak. Şiddetle çarpmak (kalp). Nefes nefese kalmak. Solumak. Sık sık nefes almak. Hasret kalmak. Kısa ve çabuk soluk. Nefes nefese söylemek.

Pant out : Nefes nefese söylemek.

Pantaloon : Komik ihtiyar bunak (tiyatro terimi). Tiyatroda komik ihtiyar bunak karakteri.

Pantalets : Şalvar.

İngilizce Pantry Türkçe anlamı, Pantry eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pantry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canteen : Kışla büfesi. Yemek kabı. Matara. Kantin.

Dresser : Kostümcü. Tabak dolabı. Şifonyer. Oyuncuları giydiren görevli. Alıştırıcı. Mutfak rafı. Tuvalet masası. Dekoratör. Tabaklık.

Commissary : Delege yardımcısı. Piskopos vekili. Mümessil. İkmalden görevli subay. Temsilci. Komiser. Askeri kantin. Vekil.

Kiosks : Kulübe. Köşk. Telefon kulübesi.

Agcy : Büro. Acenta.

Kiosk : Bilgisayar köşkü. Alısün kulübesi. Sayfiye. Köşk. Küçük kulübe. Pavyon (parkta bulunan ve büyük bir kameriyeye benzeyen). Telefon kulübesi. Bilköşk.

Stowage : İstifleme ücreti. İstif. Yükü istif etme. İstif yeri. Depolama. İstifleme yeri. İstif vergini. İstifleme. Yük. İstif ücreti.

Credenza : Kilisede üzerine kutsal nesneler yerleştirilen raf veya bölme. Kiliselerde üzerine kutsal objelerin konduğu raf veya bölme.

Butteries : Kantin (üniversite). Tereyağı gibi. Aşırı yapmacık. Yağcı. Tereyağlı. Fazlasıyla yapmacık. Kantin (üniversite terimi). Kolpa.

Cupboards : Dolap. Yüklük.

Pantry synonyms : cupboard, storeroom, kiosque, larders, ambry, bureau, kitchenette, still room, aumbry, office, butlery, buffet, duchesses, duchess, larder, butleries, commissaries, stillroom, storage room, canteens, storage bin, dressers, pantries, cellaring, buttery, credenzas, kitchenettes, cellars, cellar.

Pantry ingilizce tanımı, definition of Pantry

Pantry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An apartment or closet in which bread and other provisions are kept.