Paradrop türkçesi Paradrop nedir

  • Paraşütle bırakma.
  • Paraşüt askerler.
  • Paraşütle atmak.
  • Paraşütle indirme.
  • Paraşütle atma.

Paradrop ingilizcede ne demek, Paradrop nerede nasıl kullanılır?

Parade : İlan etmek. Gösteri yapmak. Sıraya dizmek. Teftiş için toplanmak. Geçit töreni. Teşhir etmek. Alay. Belirli bir düzen içinde geçmek. Hava atmak. Gösteriş yapmak.

Parade around : Dolaşmak.

Parade ground : Merasim alanı. Tören meydanı. Tören alanı.

Paraded : Belirli bir düzen içinde geçmek. Hava atmak için dolaşmak. İlan etmek. Gösteriş yapmak. Geçit töreni yapmak. Teşhir etmek. Geçit töreni. Hava atmak. Sıraya dizmek. Teftiş için toplanmak.

Parades : Gösteriş. Belirli bir düzen içinde geçmek. Geçit töreni. Gösteri yapmak. Teftiş için toplanmak. Alay. Geçit töreni yapmak. Geçit. Hava atmak. Gösteriş yapmak.

Paradigmatic : Çekimsel. Dizi ile ilgili. Örneksemeli. Paradigmatik. Modelsel. Dizisel.

Paradigms : Kip. Çekim örneği.

Paradigmatics : Dizibilim.

Paradise : Aden. Kansas eyaletinde şehir. Kaliforniya eyaletinde şehir. Nevada eyaletinde şehir. Yeryüzü cenneti. Cennet bahçesi. Cennet. Utah eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir.

Paradise fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, cennet balığıgiller (anabantidae) familyasından, 7-8 cm kadar uzunlukta, mavi, yeşil bir zemin üzerine bakır rengi dik bantlarla süslü, sadece su içindeki hava ile yaşamayıp ayrıca hava yutan ve bu hava ile köpük haline gelen ağız salgısından yuva yapan, çin'de yaşayan bir tür. Cennet balığı.

 

İngilizce Paradrop Türkçe anlamı, Paradrop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paradrop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air drop : Havadan atmak. Havanın düşmesi. Tenekten atmak. Havadan at. Hava yardımı. Uçak aracılığı ile asker veya teçhizat yardımı teslimatı.

Pendant : Sallantılı. Küpe ucundaki süs. Askı. İlave. Tamamlanmamış. Sarkan. Kolye. Flama. Pandantif. Küpe veya kolye ucundaki süs.

Earring : Küpe.

Contradiction in terms : Çelişkili ifade. Çelişkili veya tutarsız ifade. Sözel çelişki. Kavram kargaşası. Sözlerin birbirleriyle çelişmesi.

Pendent : Asılı. Derdest. Sarkık. Tamamlanmamış. Görülmemiş. Askıda. Asılı şey.

Contradiction : Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. İtiraz. Yadsıma. Bir önermenin aynı zamanda hem olurlanıp hem de yadsınması. İkilem. Karşıtlık. Çelişme. Zıtlık. Tersini söyleme. Çelişki.

Paradrop synonyms : pendant earring, drop earring.