Parade türkçesi Parade nedir

  • Gösteriş yapmak.
  • Belirli bir düzen içinde geçmek.
  • Gösteriş.
  • Teftiş için toplanmak.
  • Teşhir etmek.
  • Gezinti yeri.
  • Defile.
  • Geçit töreni yapmak.
  • Sıraya dizmek.
  • Gösteri yapmak.
  • Alay.
  • Sıraya dizilmek.
  • Geçit töreni.
  • Hava atmak.
  • İlan etmek.
  • Gösteri.
  • Geçit.

Parade ile ilgili cümleler

English: I couldn't see the parade well from where I was.
Turkish: Geçit törenini bulunduğum yerden iyi göremiyordum.

English: The parade included six marching bands.
Turkish: Geçit töreni altı tane bando içeriyordu.

English: A band led the parade through the city.
Turkish: Bir grup kentin içinden geçit açtı.

English: I hope you will join us in the parade and march along the street.
Turkish: Geçit töreninde bize katılacağınızı ve cadde boyunca yürüyüş yapacağınızı umuyoruz.

English: My neighborhood has a parade on the 4th of July.
Turkish: Mahallemde 4 Temmuzda bir tören var.

Parade ingilizcede ne demek, Parade nerede nasıl kullanılır?

Parade around : Dolaşmak.

Parade ground : Tören alanı. Merasim alanı. Tören meydanı.

Dress parade : Merasim kıyafetiyle geçit töreni. Defile. Geçit töreni.

Fashion parade : Defile. Moda fuarı. Moda sergisi.

Foreign hit parade : Popülaritesine göre derecelendirilmiş yabancı şarkı sınıflandırması içeren radyo programı.

 

Paradidymis : Paradidim.

Parades : Gösteriş. Sıraya dizmek. Belirli bir düzen içinde geçmek. Geçit. Alay. Gösteri yapmak. Defile. Hava atmak. Teftiş için toplanmak. Gösteri.

Ticker tape parade : Konfeti yağmuru (yürüyüş). Kağıt şeritlerin havaya fırlatıldığı geçit.

Sick parade : Askerlerin sağlık subaylarına hasta olduklarına dair verdikleri günlük rapor.

Salute to israel parade : İsrail alayına selam. New york'ta her yıl israil onuruna düzenlenen geçit töreni.

İngilizce Parade Türkçe anlamı, Parade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bravado : Kurusıkı atma. Cesaret gösterisi. Meydan okuma. Kabadayılık. Budalaca cesaret. Cüret.

Demonstrate : Kanıtlamak. Açımlamak. Göstermek. Açıklayarak tanıtmak. Açıklamak. Göstererek tanıtmak. İspat etmek. Örnekle açıklamak. İspatlamak.

Advertizes : İlan vermek. Reklamını yapmak. Duyurmak. Tanıtım yapmak. Reklam yapmak.

Annunciates : Bildirmek. Duyurmak.

Demonstrations : Gösterme. Arz. Kanıtlama. İspat. Kanıt. Gösteriler.

Gig : Zıpkın ile balık yakalamak. Tek atlı araba. Konser. Kısa süreli iş. Flika. Zıpkın. Çalgı. İş. Sahneye çıkma. Tüylendirmek.

Flaunting : Hava atma. Övünerek göstermek. Azametle dalgalanmak. Gösteriş yapma. Açıkça karşı gelmek.

Cut a dash : Çalım satmak. (giyimiyle veya tavırlarıyla vb) etkilemek. Hava basmak.

Promenades : Piyasa yapmak. Gezme. Gezinme. Okul balosu. Piyasa etmek. Gezi yeri. Gezi. Mesire. Gezinmek.

Fleered : Alayla gülümsemek. Taklit etmek. Eğlenme. Alay etmek. Küçümsemek. Eğlenmek. Taşlamak. Dalga geçmek. İstihza.

 

Parade synonyms : callithump parade, array, callathump, causeways, areaway, gigged, manifestation, airs, display, crowed, make a demonstration, line up, flaunt, exterior, give oneself airs, displayed, annunciated, bravery, banters, act up, make a great display, aisle, annunciate, make a show of, canalis, cavalcade, exhibited, journeyed, parading, display of something, exposes, advertize, parades.

Parade ingilizce tanımı, definition of Parade

Parade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The ground where a military display is held, or where troops are drilled. To make an exhibition or spectacle of one`s self, as by walking in a public place. To exhibit in a showy or ostentatious manner. To show off.