Parcelling türkçesi Parcelling nedir

  • Hisselere ayırmak.
  • Yerbölümleme.
  • Bölmek.
  • Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi.
  • Parsellemek.
  • Parselleme.
  • İfraz.
  • Parselasyon.

Parcelling ingilizcede ne demek, Parcelling nerede nasıl kullanılır?

Parcelled : Hisselere ayırmak. Bölmek. Parsellenmiş. Parsellemek.

Parcel bomb : Bombalı paket. Bombalı mektup.

Parcel of land : Parsel arsa. Parsel. Arsa.

Parcel office : Paket postanesi.

Parcel out : Parsellemek. Bölmek. Hisseye ayırmak. İfraz etmek. Taksim etmek. Üleştirmek. Hisselere ayırmak. Eşit kısımlara ayırıp dağıtmak.

Be a part and parcel of : Bir şeyin ayrılmaz bir parçası olmak. Bir şeyin önemli bir öğesi olmak.

Air parcel : Uçak kolisi. Uçakla gönderilen paket (ingiliz ingilizcesi).

Air parcel post : Hava paket postası. Posta yoluyla gönderilen 12 onz'dan (373, 23 gr) daha ağır paketlerin havayolu ile gönderildiği birinci sınıf posta.

Wrap up a parcel : Bir paketi kaplamak. Paket yapmak. Paketlemek.

Be part and parcel of : -ın önemli bir parçası olmak.

İngilizce Parcelling Türkçe anlamı, Parcelling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parcelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Evacuation : Tahliye. Dışkılama. Dışarı atma. Ayırılma. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. Alma (insanları bir yerden). Boşaltım. Kaka.

Allotment : Program tahsisleri. Bölüştürme. Tahsisat. Pay. Ödenek. Hisselere ayırma. Pay etme. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Kiraya verilen küçük arazi.

Apportionment : Taksim. Tevzi. Paylaştırma. Tevzi etme. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Bölüp dağıtma. Bölme. Tahsis. Bölüştürme. Pay.

Parcel : Yığın. Bohça. Posta. Sürü. Paket. Koli. Toplu miktar. Ptt ile gönderilen paket.

Divide up : Yukarıya doğru böl. Hisseye ayırmak. Bölüşmek.

Branch : Göbek. Çay. İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. Sapma. Kollara ayrılmak. Dere. Sınıf. Kol. Dallanmak.

Allocation : Tahsis etme. Yerleşim. Özgü kılma. Pay. Pay ayırma. Özgüleme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ayırma. Bölüştürme. Ödenek.

Cleave : -den ayrılmamak. Çatlamak. Yapışmak. Bölünmek. Yarılmak. Yarmak. Açmak. Sadık kalmak. Bağlı olmak.

Allot : Bölüştürmek. Paylaştırmak. Kura ile belirlemek. Ayırmak. İfraz etmek. Tahsis etmek. Vermek (süre). Tanımak (süre). Pay etmek.

 

Dismembering : Uzuvları bedenden ayırmak. Uzuvlarını kesmek. Organlarını ayırmak. Parçalamak. Sökmek. Parçalarına ayırmak.

Parcelling synonyms : reallotment, subsidisation, reapportionment, subdivision, share, cleaving, dismembers, dismembered, parcel out, carve up, disaffiliate, admeasure, disaffiliated, grant, dismember, divide up into plots, apportioning, evacuations, subsidization, allotments, disaffiliates, cleaves, plotted, portioning, allots, deal, disaffiliating, plots, plats, cleaved, plot, parcelled, parceled.