Pareto efficiency türkçesi Pareto efficiency nedir
- Bir kişinin bir başkasına zarar vermeden kar yapmasının mümkün olmadığı durum.
- Pareto etkinliği.
- Bir malın üretimini veya bir bireyin faydasını artırmak için diğer bir malın üretimini veya diğer bir bireyin faydasını azaltmaksızın üretim ve bölüşümün yeniden düzenlenemeyeceği durum. krş. kaldor-hicks ölçütü.
- İktisat alanında kullanılır.
Pareto efficiency ingilizcede ne demek, Pareto efficiency nerede nasıl kullanılır?
Efficiency : Liyakat. Rasyonellik. Tesir. Hızlı ve verimli çalışma. Etkililik. İşgüzarlık. Etki. Birim ham özdek başına elde edilen ürünün % olarak gösterilmesi. Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadi etkinlik, teknik etkinlik. Etkinlik.
Pareto criterion : Pareto ölçütü. Ekonomide sosyal olarak fayda sağlayan değişikliklerin pareto iyileştirmeye yol açması gereğini ifade eden sosyal gönenç ölçütlerinden biri.
Pareto curve : Pareto eğrisi.
Pareto improvement : Pareto iyileştirme. Toplumda bir kişinin bile durumunu kötüleştirmeden en az bir kişinin durumunun iyileştirildiği durum.
Pareto improving : Toplumda bir kişinin bile durumunu kötüleştirmeden en az bir kişinin durumunun iyileştirildiği durum. Pareto iyileştirme.
Pareto optimal equilibrium : Pareto dengesi.
İngilizce Pareto efficiency Türkçe anlamı, Pareto efficiency eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pareto efficiency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Pareto efficiency synonyms : a shift in supply, a pass through certificate, a shift in individual demand, abnormal budget expenditures, ability rent, a group shares.

Bu kısımda Pareto efficiency kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pareto efficiency ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pareto efficiency anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pareto efficiency ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.