Paroxysms türkçesi Paroxysms nedir

  • Hastalık belirtilerinin aniden artması.
  • Şiddetli nöbet.
  • Galeyan.
  • Paroksism.
  • Paroksizm.
  • Şiddetli ve ani nöbet.
  • Ani nöbet.
  • Nöbet.
  • Feveran.
  • Kriz.
  • Ani kriz.

Paroxysms ingilizcede ne demek, Paroxysms nerede nasıl kullanılır?

Paroxysms of laughter : Gülme krizi.

Paroxysms of rage : Ani öfke.

Paroxysm of laughter : Gülme krizi.

Paroxysm : Ani kriz. Nöbet. Paroksizm. Şiddetli nöbet. Galeyan. Kriz. Hastalık belirtilerinin aniden artması. Feveran. Şiddetli ve ani nöbet. Paroksism.

Paroxysmal : Nöbet şeklinde. Nöbetsel. Paroksismal. Paroksistik. Nöbetler halinde. Krizle ilgili.

Paroxymal ventricular tachycardia : Paroksimal ventriküler taşikardi. Paroksimal taşikardi.

Proparoxytone : Sondan üçüncü hecesi vurgulu.

Atrial paroxysmal tachycardia : Oriküler paroksismal taşikardi. Kalpte sinoatriyal düğüm dışında, kulakçıktaki bir noktadan çıkan uyarımlarla nöbet tarzında oluşan kalp atım sayısındaki artma.

Paroxytone : Sondan önce vurgulu.

Paroxymal tachycardia : Paroksimal taşikardi. Aşırı heyecan ve korku gibi nedenlerle sempatik sinir sisteminin aşırı derecede uyarılması ve kalp kapak hataları gibi organik kalp bozuklukları sonucu oluşan, ani olarak başlayan ve bir süre devam ettikten sonra ani olarak kaybolan, yani nöbet tarzında kalp frekansının yükselmesiyle belirgin heteretrop uyarı teşkili bozukluğu, paroksimal ventriküler taşikardi.

 

İngilizce Paroxysms Türkçe anlamı, Paroxysms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paroxysms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acmes : Buhran. Doruk. En yüksek nokta. Gdb. Akme. Zirve. Hastalık krizi.

Ictus : Darbe (medikal tıp terimi). Vurgu. İktus. Vurgulu hece. Ritim veya vezin vurgusu. Darbe tıp.

Crisis : Hastalığın dönüm noktası, hastanın iyileşeceği veya öleceğinin belli olduğu an. aniden gelişen şiddetli belirtilerle ayırt edilen nöbet, hastalık nöbeti. İktisat, sosyoloji, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bir oyunda gerilimin ve ilginin arttığı, işlerin karıştığı, çapraştığı yer. düğüm öğesi çatışmalardan, çevrilen dolaplardan, birtakım gizlerden elde edildiği gibi, kişilerin karakter özellikleriyle de yaratılabilir. Bunalım. Badire. Olayların alışılmış ya da beklenen sırasında görülen herhangi bir bozulma. alışkanlık ya da ölçülerin değişen koşullara uygun düşmemesi sonucu bireyin, toplumsal kümenin ya da toplumun, yeni koşullara uygun alışkanlıklar, ölçüler oluşturması zorunluluğunun ortaya çıkması. Bunluk. Dönüm noktası.

Bouts : Gösteri. Süre. Yarışma. Müddet. Devre. Müsabaka. Boks. Zaman.

Attack : Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Saldırmak. Akın. Girişmek. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Dil uzatmak. Taarruz etmek. Koyulmak. Eleştirmek. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad.

 

Outbreaking : Baş gösterme. Patlama. Patlak verme. Başlama. Salgın. İsyan. Tezahür. Çıkma. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay birdenbire).

Polices : İnzibat. Güvenliği sağlama. Zabıta. Polis.

Invasion : İnvazyon. Akın. Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. istila, akın, saldırı. İstila. İhlal. Vücudun patojen mikroorganizmaların saldırısına uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. kötü huylu tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Saldırı.

Rage : Hiddet. Hırs. Sinirinden kudurmak. Kudurmak. Öfkelenmek. Moda. Verip veriştirmek. Rağbette olan şey. Öfke. Köpürmek.

Effervescence : Kabarma. Kabarcık çıkarma. Coşku. Neşeli. Efervesans. Coşkun. Coşma. Köpürme.

Paroxysms synonyms : outburst, police, sentry, ferment, explosion, acme, agitation, rages, invasions, excitements, agitations, outbreak, emergency, sentries, dunkirk, conjuncture, ebullience, convulsion, craving, eruption, inning, bout, ebullition, simmer, ictuses, guard, crises, ebullitions, excitement, ebulliency, fits, fit, conjunctures.