Participant subject türkçesi Participant subject nedir

  • Bir deneylemede edilgen bir denek olmak yerine araştırma amaçlarını benimseyerek etkin ve istençli olarak duruma katılan birey.
  • Katılımlı denek.

Participant subject ingilizcede ne demek, Participant subject nerede nasıl kullanılır?

Participant : Pay sahibi. İzlenceye katılan. Bir izlenceye, özellikle açık oturum, yuvarlak masa gibi izlencelere görevliler, uygulamanlar dışında katkıda bulunan kimse. İştirak eden. Pay sahibi olan. Katılan. Katılan kişi. Katkıda bulunan kimse. Katılımcı. İştirakçı.

Subject : Karşı karşıya olan. Asal düşünce. Maruz. Subjekt. Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Uyruk. Etmek. Özne. Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe.

 

Participant experiment : Deneye vurulan kişilerin, araştırmanın amaçlarını benimseyerek duruma bilinçli ve istençli olarak katıldığı ve deneylemeciyle işbirliği yaptığı deney türü. Katılımlı deney.

Participant observation : Katılımlı gözlem. Bir toplumsal kümeyi ya da toplumu onun üyesi olan, üyesi gibi davranan bir inceleyicinin gözlemlemesi. Katılımcı gözlem. Gözlemcinin ölçünlü bir yordama başvurmadan incelediği olaya doğrudan katılarak yaptığı gözlem, bk. katılımsız gözlem. Katılmalı gözlem.

Participants : Pay sahibi. Katılımcı. Katılımcılar. İştirakçi. Katılanlar. Hazırun. Katkıda bulunan kimse.

Alternate subject : Diğer konu.