Participant türkçesi Participant nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Pay sahibi.
  • Bir izlenceye, özellikle açık oturum, yuvarlak masa gibi izlencelere görevliler, uygulamanlar dışında katkıda bulunan kimse.
  • Katılan kişi.
  • Pay sahibi olan.
  • Katkıda bulunan kimse.
  • Paylaşan.
  • İştirakçi.
  • İştirakçı.
  • İştirak eden.
  • İzlenceye katılan.
  • Katılan.
  • Katılımcı.

Participant ile ilgili cümleler

English: Most of the participants are from Australia.
Turkish: Katılımcılardan çoğu Avustralyalı.

English: In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life.
Turkish: Ayrıca yaşlıların birbiriyle kaynaşabilmeleri ve Amerikan yaşamında aktif katılımcılar olarak kalabilmeleri için çok sayıda gruplar kurulmuştur.

English: All the participants gathered in the main hall.
Turkish: Bütün katılımcılar ana salonda toplandı.

English: All the participants seemed to agree.
Turkish: Tüm katılımcılar kabul etmiş gibi görünüyordu.

English: So far there was only one participant who won one million Israeli Shekels in "Who Wants to Be a Millionaire" in Israel.
Turkish: İsrail'deki "Kim milyoner olmak ister" yarışmasında şimdiye kadar yalnızca bir katılımcı bir milyon İsrail Şekeli kazanabildi.

 

Participant ingilizcede ne demek, Participant nerede nasıl kullanılır?

Participant experiment : Katılımlı deney. Deneye vurulan kişilerin, araştırmanın amaçlarını benimseyerek duruma bilinçli ve istençli olarak katıldığı ve deneylemeciyle işbirliği yaptığı deney türü.

Participant observation : Bir toplumsal kümeyi ya da toplumu onun üyesi olan, üyesi gibi davranan bir inceleyicinin gözlemlemesi. Gözlemcinin ölçünlü bir yordama başvurmadan incelediği olaya doğrudan katılarak yaptığı gözlem, bk. katılımsız gözlem. Katılımlı gözlem. Katılımcı gözlem. Katılmalı gözlem.

Participant subject : Katılımlı denek. Bir deneylemede edilgen bir denek olmak yerine araştırma amaçlarını benimseyerek etkin ve istençli olarak duruma katılan birey.

Non participant experiment : Katılımsız deney. Deneye vurulan kişilerin (deneklerin) deneyden geçirildikleri konusunda bilgili olmadıkları ya da edilgen bir konumda kaldıkları deney türü.

Non participant observation : Katılmsız gözlem. Gözlemcinin incelediği olayın dışında kalarak, salt izleyici durumunda yaptığı gözlem.

Participates : Katılımda bulunmak. Hissedar olmak. Ortak olmak. Katılmak. Pay almak. Dahil olmak. İştirak etmek.

Participating : İştirak eden. Pay alan. Katılımcı. Kar paylı. Katılma. Katılan.

Participated in : İştirak etmek.

Nonparticipant : İştirakçi olmayan. İştirak etmeyen. Katılımcı olmayan. Katılmayan. Katılımcı olmayan kimse. İştirakçi olmayan kimse.

Active participant : Etkinliklerde yer alan katılımcı. Bir organizasyona katkıda bulunan katılımcı. Aktif katılımcı.

İngilizce Participant Türkçe anlamı, Participant eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Participant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allottee : Kendisine tahsis yapılan kişi. Tahsis sahibi. Hisse sahibi.

Shareholder : Paydaş. Aksiyoner. Hisse senedi sahibi. Hissedar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ortak. Bir ortaklığın pay belgiti iyesi olan kişi. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Hisse sahibi.

Partaken : Paylaşmak. Yeralmak. Payı olmak. Katılmak. Andırmak.

Contributories : Sermayedar. Emeklilik fonu. Yardımcı. Katkıda bulunan. Rol oynayan. Neden olan. Yardım yapan kimse. Sorumlu ortak. Payı olan.

Stringer : Uzunlamasına kiriş. Kiriş. Boyuna kiriş. Takviye kirişi. Serbest çalışan gazeteci. Çatı kuşağı. Muhabir. Uçak yapısında kullanılan bir yapısal eleman. Bir tür serbest gazeteci. Dayanma profilleri.

Masquer : Maskeli kimse.

Player : Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Aygıt. Oyuncu. Aktör. Sporcu. Kumarbaz. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Çalgıcı. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi.

Actor : Aktör. Edimci. Artist. Oyuncu. Uygulama modülü (sensör). Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın). Hukuk, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir oyunda rol alabilecek teknik ve güzel duyusal yetkinliğe ulaşmış erkek sahne sanatçısı.

Groom : At bakıcısı. Çeki düzen vermek. Taramak. Tımar etmek. Atlara bakan kişi. Damat. Yetiştirmek. Hazırlamak. Giyinmek. Bir işe hazırlamak.

Stockholder : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ortak. Bir ortaklığın pay belgiti iyesi olan kişi. Paydaş. Hisse senedi sahibi. Hissedar. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Hisse sahibi.

Participant synonyms : mvp, linksman, retreatant, most valuable player, golf player, pool player, seeded player, lacrosse player, meeter, billiard player, hockey player, ice hockey player, baseball player, party, footballer, took part in, contributory, playmaker, dart player, soccer player, discussants, participator, participants, contributors, patient, discussant, golfer, attendees, scorer, contestant, associate, card player, endowers.

Participant ingilizce tanımı, definition of Participant

Participant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Participating. Sharing. A partaker. Having a share of part. A participator.