Passenger seat türkçesi Passenger seat nedir

  • Yolcu koltuğu.

Passenger seat ile ilgili cümleler

English: Ali put the large picnic basket on the passenger seat next to him.
Turkish: Ali yanındaki yolcu koltuğuna büyük bir piknik sepeti koydu.

English: The bag I left on the passenger seat is missing!
Turkish: Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!

English: There was a woman in the passenger seat of Tom's car.
Turkish: Tom'un arabasının yolcu koltuğunda bir kadın vardı.

English: Ali sat in the passenger seat beside Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yanındaki yolcu koltuğuna oturdu.

Passenger seat ingilizcede ne demek, Passenger seat nerede nasıl kullanılır?

Passenger : İyileşmesi umutsuz hasta. Gezgin. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. İşten kaytaran kimse. Korunan. Beleşçi. Doğması beklenen çocuk. Yolcu.

Seat : Mevki. Almak (salon). Yerleştirmek. Ata oturuş biçimi. Oturacak yer. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Koltuk. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Yer. İskemle.

Passenger boat : Yolcu botu.

Passenger cabin : Kabın. Yolcu kabini. Yolcu kompartmanı. Kabin.

Passenger car : Yolcu vagonu. Binek aracı. Binek otomobili. Binek araç. Binek arabası. Yolcu vasıtası. Yolcu arabası. Binek oto. Yolcu taşıtı.

Passenger coach : Yolcu vagonu. Yolcu otobüsü.