Passenger cabin türkçesi Passenger cabin nedir

  • Kabin.
  • Yolcu kabini.
  • Kabın.
  • Yolcu kompartmanı.

Passenger cabin ingilizcede ne demek, Passenger cabin nerede nasıl kullanılır?

Passenger : Gezgin. Doğması beklenen çocuk. Korunan. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Beleşçi. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolcu. İşten kaytaran kimse.

Cabin : Kümültü. Hücre. Kabin veya kamarada yaşamak. Uçakta öndeki özel bölüm. Baraka. Kulübe. Pilot kabini. Küçük bir yere kapamak. Tahdit etmek. Kamara.

Passenger boat : Yolcu botu.

Passenger car : Yolcu arabası. Yolcu vagonu. Binek araç. Yolcu vasıtası. Binek otomobili. Binek arabası. Binek aracı. Binek oto. Yolcu taşıtı.

Passenger coach : Yolcu otobüsü. Yolcu vagonu.

Passenger coming to : Yabancı ülkelerden gelen ve yurda giriş gümrük işlemi yapılan ya da yapılacak olan yolcu. Giriş yolcusu.

İngilizce Passenger cabin Türkçe anlamı, Passenger cabin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passenger cabin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Passenger compartment : Yolcu bölümü. Yolcu kompartımanı.

Cabs : Tek atlı binek arabası. Kiralık araba. Taksi ile gitmek. Fayton. Operatör yeri. Kasa. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Aracı kullanan kişinin yeri. Sürücü yeri.

 

Cabanas : Kulübe. Kızılderili çadırı. Baraka. Kabine. Kümes. Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin.

Cabana : Kümes. Baraka. Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Kabine. Kızılderili çadırı. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin. Kulübe.

Loge : Tiyatro locası. Loca. Çevrelenmiş oturma alanı (tiyatro veya opera binasında).

Cabins : Kamara. Kulübe. Hücre. Uçakta öndeki özel bölüm.

Cab : Taksi. Kasa. Aracı kullanan kişinin yeri. Kiralık araba. Tek atlı binek arabası. Sürücü yeri. Fayton. Operatör yeri. Taksi ile gitmek. Makinist yeri.

Car : Binit. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı. İngiltere'de tekerlekli. Oto. Otomobil. Vagon. Vagonet. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Makine.

Cabin : Pilot kabini. Kabin veya kamarada yaşamak. Hücre. Baraka. Kulübe. Küçük bir yere kapamak. Tahta kulübe. Kamara. Uçakta öndeki özel bölüm. Tahdit etmek.

Passenger cabin synonyms : passengers cabin, cubicle, cabinet, loges, cabining, cubicles, cars, booth.