Passives türkçesi Passives nedir

Passives ingilizcede ne demek, Passives nerede nasıl kullanılır?

Passive agglutination test : Partiküller üzerinde kaplanmış eriyebilir antijenlerin antikorlarla bağlanması esasına dayanan bir serolojik test. Pasif aglütinasyon testi.

Passive bonds : Pasif tahviller. Faiz getirmeyen tahviller.

Passive debt : Faizsiz borç.

Passive defence : Pasif savunma.

Passive diffusion : Kolaylaştırılmış difüzyon. Pasif difüzyon. Pasif taşınma. Hücre zarlarında enerji gerektirmeden elektro kimyasal maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçmelerini sağlayan difüzyon. nötr yüklü maddelerin hücre zarından geçmesini sağlayan basit difüzyonla transmembran proteinlerinin hücre zarından geçmesini sağlayan kolaylaştırılmış difüzyon olmak üzere iki türü bulunur.

Passive learning : Edilgin öğrenme. Pasif öğrenme. Gerekli ve kimi zaman yeterli güdülenme ya da pekiştirmenin bulunmadığı durumlarda oluşan öğrenme.

Passive immunity : Edilgin bağışıklık. Antikor içeren serum verilerek oluşturulmuş veya doğuştan geçen antikorlarla kazanılmış bağışıklık, pasif immünite. Herhangi bir antijene karşı bağışık cevap oluşmuş başka bir hayvan veya insandan elde edilen antikorların, aktif t lenfositlerin veya her ikisinin bir arada aktarılmasıyla sağlanan bağışıklık. bu biçimde elde edilen bağışıklık uzun süreli olmaz, çoğunlukla 2-3 ay sonra sona erer. Edilgen bağışıklık. Pasif bağışıklık. Yapay bağışıklık. Pasif immünite.

 

Passive guidance : Edilgen güdüm. Pasif güdüm.

Passive immunization : Pasif immünizasyon. Organizmaya antikor içeren serum verilerek bağışıklık kazandırma, pasif immünizasyon. Pasif bağışıklama.

Passive euthanasia : Pasif ötanazi.

İngilizce Passives Türkçe anlamı, Passives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquiescent : Kabullenici. Kabul eden.

Bland : Mülayim. Kibar. Fazla tatlı olmayan. İnce. Tatsız. Yumuşak. Şahsiyetsiz. Yavan. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek).

Supine : Gevşek. Supin. İnisiyatiften yoksun. Sırtüstü yatmış. Sırtüstü. Lakayt. Meyilli. İ halinde isim fiil. Uyuşuk. Sırtüstü yatan.

Forbearing : Sakınmak. Sabırlı. Hoşgörülü olmak. Tahammüllü. Vazgeçmek. Hoşgörülü. Sabretmek. Kaçınmak. Kendini tutmak.

Capitulatory : Teslim olan. Yumuşak başlı. İtaatkar. Boyun eğen.

Quieter : Daha sessiz. Huzurlu. Kuytu. Sakin. Huzur veren. Dinlendirici. Gürültüsüz. Sessiz. Gizli.

Quiet : Yatışmak. Uslu. Sessizlik. Durgun. Kuytu. Susunuz. Sakinleşmek. Gizli. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Nonviolent : Şiddete başvurmayan. Sessiz.

Big : İri. Ünlü. Kocaman. Önemli. Büyük. Popüler.

Monumental : Abidevi. Koskoca. Anıtsal. Heybetli. Devasa. Çok büyük. Muazzam.

 

Passives synonyms : firmer, quietest, inerts, resting, cast iron, nonactives, unresisting, verbless, firmest, halcyon, compliant, compacted, grittiest, accommodating, inactive, ductile, calm, passiveness, enduring, fastest, motionless, conciliatory, clement, large, diuturnal, gritty, calmest, for hard wear, exhausted, amenable, resistless, as meek as a lamb, calmer.

Passives zıt anlamlı kelimeler, Passives kelime anlamı

Active : Etkin, işler durumda, etkili. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Çalışkan. Enerjik. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Faal. Çevik. Muvazzaf. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Etken.

Small : Basit. Önemsiz. Hafif. Alçak. Az. Ufak ufak. Fakir. Mütevazi. Küçücük. Ufak tefek.

Little : Kısa. Genç. Hemen hemen hiç. Az. Ufak şey. Küçük. Az miktarda. Azıcık. Be.az miktarda. Az miktar.