Peacemaking türkçesi Peacemaking nedir

Peacemaking ingilizcede ne demek, Peacemaking nerede nasıl kullanılır?

Peacemaker : Sulh getiren. Barıştırıcı. Barıştıran. Arabulucu. Barış getiren. Uzlaştırıcı.

Peacemakers : Arabulucu. Barıştırıcı. Barıştıran. Sulh getiren. Barış getiren. Uzlaştırıcı.

İngilizce Peacemaking Türkçe anlamı, Peacemaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peacemaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curlier : Bukleli. Kıvır kıvır. Kıvrık. Kıvırcık. Büklüm büklüm. Ondüle.

Settlements : Halletme. Anlaşma. Hesaplaşma. Yerleşme. Uzlaşma. Koloni. Yerleşim alanları. İskan. Bağlanan gelir. Yerleştirme.

Mediation : Tavassut. Dolayım. Arabulma. Dolayımlama. Aracılık. Aracılık etme.

Pacification : Teskin etme. Barıştırma. Pasifize etme. Huzura kavuşturma. Ülkede huzur sağlama. Kontrol altına alma. Yatıştırılma. Uzlaşma.

Folded : Katlanmış. Katlanmış (katlı). Kırılmış. Kıvrık. İki kat. Katlı. Kırma. Devrik.

Crispate : Buruşuk. Bukleli. Kıvırcık. Dalgalı.

Crimpy : Kıvır kıvır. Soğuk (hava). Kıvrımlarla dolu. Kıvrımları veya buruşukları olan. Kıvrımlı şekli olan. Dalgalı.

Intermediation : Tavassut. Aracılık faaliyeti. Menkul kıymet alım-satımında aracılık etme. Müdahale. Aracı olma. Menkul kıymet alım-satımında aracılık etmek. Aracılık.

 

Rapprochements : (iki düşman ülke arasında) uzlaşma. Uzlaşma. Yeniden dost olma.

Settlement : Köy. Sosyal dayanışma örgütü. Yerleşim. Anlaşmazlığı halletme. Köy (iskan edilerek oluşturulan). Ödeşme. Olağan arıtma. Yerleşim yeri. Hesaplaşma.

Peacemaking synonyms : arbitration, crimpiest, eclecticism, troubleshooting, conciliation, crinkly, conciliations, mediatorship, crimpier, reconciliation, circuitous, reconciliations, harmonisation, accord the interests, curled, gnarlier, good offices, crinklier, gnarliest, curliest, corrugated, curly, intermediacy, crinkliest, rapprochement, peaces, accommodation, peace.