Peak zone türkçesi Peak zone nedir

  • Bolluk kuşağı.
  • Bir türün, bir cinsin ya da başka bir bölümleme biçiminin en çok geliştiği katmanlı kayaçlar.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Peak zone ingilizcede ne demek, Peak zone nerede nasıl kullanılır?

Peak : Uç. Bilgisayar, coğrafya, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Zirve yapmak (fiyatlar). Sivri uç. Doruğa tırmanmak. Şapka siperi. Tepe noktası. Zayıflamak. Zirve. Tepe.

Zone : Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Bölgelere ayırmak. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Zon. Yöre. Mıntıka. Kentbilim bölge. Kuşatmak. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak.

Peak concentration : Bir ilacın verilmesinden sonra o ilacın plazmadaki maksimum değere ulaşması. Doruk konsantrasyon.

Peak demand : Puant talep. Maksimum talep. Azami talep.

Peak detector : Tepe sezicisi. Tepe sezici.

Peak envelope power : Tepe zarf gücü. Zarfın tepe gücü. Kiplenimin doruğundaki güç.

İngilizce Peak zone Türkçe anlamı, Peak zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peak zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epibol : Pik zonu.

Adventive cone : İlerleme hunisi. Ek koni. İlerleme konisi. Parazitik koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

 

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü.

Algonkian : Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı.

Peak zone synonyms : alkali rocks, adjacent rock, alcalic fumarole, absolute chronology, abyss, absolute age, acrozone.