Peccable türkçesi Peccable nedir
Peccable ile ilgili cümleler
English: Only the most impeccable dishes are served to the royal family.
Turkish: Kral ailesine sadece en kusursuz yemekler sunulur.
English: Tom's impeccable manners made a big impression on Mary's parents.
Turkish: Tom'un mükemmel ahlakı, Meryem'in anne babasında büyük bir intiba bıraktı.
English: Tom, an Englishman, spoke impeccable, accent-free German. If I had not known better, I would have taken him for a German from a very good family.
Turkish: Tom, bir İngiliz, kusursuz, aksansız Almanca konuştu. Daha iyi tanımasaydım, onu iyi bir aileden gelen bir Alman sanırdım.
English: The timing was impeccable.
Turkish: Zamanlama kusursuzdu.
Peccable ingilizcede ne demek, Peccable nerede nasıl kullanılır?
Impeccable : Şüphe edilmeyen. Hatası olmayan. Hatasız. Günahsız. Hatası veya kusuru olmayan. Mükemmel. Arı. Kusursuz.
Impeccable credentials : Mükemmel referanslar. Hatasız tanıtım mektupları.
Impeccably : Günahsız bir şekilde. Mükemmelen. Hatasız olarak. Safça. Günahsız. Saf bir şekilde. Mükemmel bir şekilde. Kusursuz biçimde. Hatasız bir şekilde.
Impeccability : Kusursuzluk. Günahsızlık. Hatasızlık. Mükemmellik.
Peccadillo : Kabahat. Kusur. Hafif suç. Küçük suç.
Peccant : Kabahatli. Kusurlu. Günahkar.
Peccary : Tayassu. Göbekli domuz. Pekari. Memeliler (mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, pekarigiller (tayassuidae) familyasından, 105 cm kadar uzunlukta, kara renkli, çenesi beyaz, amerika'da yaşayan bir tür.
Impeccant : Kusursuz.
Peccadilloes : Hafif suç. Küçük suç.
Peccadillos : Kusur. Küçük suç. Kabahat. Hafif suç.
İngilizce Peccable Türkçe anlamı, Peccable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peccable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Guiltier : Günahkar. Haksız. Suçlu hisseden. Mücrim.
Wicked : Harika. Muzip. Hain. Kötü huylu. Günahkar. Fena. Kötü ruhlu. Ayıplanacak. Ruhunda kötülük besleyen. Aşağılık.
In the wrong : Yanlış yapan. Haksız. Hatalı. Kusurlu.
Accused : Maznun. Zanlı. Sanık. Suçlanan. İtham edilen. Müttehem.
At fault : Yanılmış. Doğru değil. Hatalı. Şaşırmış. Yanlış. Kusurlu.
Blameable : Kusurlu. Suçlanabilir. Azarı hak eden. Kınanabilir. Ayıplanabilir. Suç ithaf edilebilir.
Offender : Suç işleyen. Fail. Mücrimin. Suç işlemiş kimse.
Criminals : Suçlular. Sabıkalı.
Criminal : Ceza. Çok kötü. Sabıkalı. Suç oluşturan. Müthiş. Cinayet. Cezalı. Suçla ilgili. Cinai.
Faulty : Kusurlu. Arızalı. Bozuk. Özürlü. Hatalı. Defolu. Çürük. Eksik. Sakat.
Peccable synonyms : blameworthy, offenders, felon, apache, blameful, delinquent, blamable, guiltiest, evil doer, guilty, culprit, culpable, bushranger, apaches, arrestable, actor, delinquents, culprits, peccant.
Peccable zıt anlamlı kelimeler, Peccable kelime anlamı
Virtuous : Dürüst. Faziletli. İffetli. Ustalık gerektiren. Temiz. Namuslu. Erdemli. Hünerli. Afif.
Peccable ingilizce tanımı, definition of Peccable
Peccable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Subject to transgress the divine law. Liable to sin.

Bu kısımda Peccable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peccable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peccable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peccable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.