Pecten türkçesi Pecten nedir

  • İbik.
  • Taraksı yapı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Tarak.
  • Tarak şeklinde herhangi bir yapı. tarak. bazı örümceklerde ses çıkarma organının bir parçası. 3.akreplerde abdomene ait duygu uzantısı. 4.bir tip yassı solungaç.
  • Tarak biçiminde herhangi bir yapı. bazı örümceklerde ses çıkarma organının bir parçası. akreplerde abdomene ait duygu uzantısı. bir tip yassı solungaç.
  • Pekten.

Pecten ingilizcede ne demek, Pecten nerede nasıl kullanılır?

As expected : Umulduğu gibi. Varsayıldığı gibi. Öngörüldüğü gibi. Beklendiği gibi.

Be no respecter of persons : Hatır işi yapmamak. Ayrım gözetmemek. Kişi farkı gözetmemek. Herkese aynı davranmak. Ayrım gözetmeden davranmak.

Be suspected : Zan altında bulunmak.

Conditional expected value : Koşullu beklenen değer.

Die unexpectedly : Hiç beklenmedik bir anda ölmek.

Expected rate of return : Belli bir dönemde herhangi bir varlığın beklenen getirisinin varlığın dönem başı değerine oranı. getiri oranlarının, elde edilme olasılıklarıyla ağırlıklandırılmış toplamı. Beklenen getiri oranı.

Expected frequency : Ki-kare ölçerinde, iki değişkenin birlikte değişimini veren bir çapraz çizelgede adı geçen değişkenler arasında bir bağıntının bulunmaması durumunda her gözede gözleneceği varsayılan ve ilgili gözenin içinde yer aldığı sırayla dikecin gözlem toplamları çarpımının toplam gözlem sayısına oranı olarak bulunan sıklık, bk. gözlenen sıklık. Beklenen sıklık.

 

Expected frequencies : Beklenen sıklıklar.

Expected net return : Herhangi bir varlıktan beklenen gayrisafi gelir akımından, yapılan yatırım maliyetleri düşürülerek hesaplanan tahmini getiri. krş. sermayenin marjinal etkenliği. Beklenen net getiri.

Expected to : Beklenen.

İngilizce Pecten Türkçe anlamı, Pecten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pecten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drag : Sürüklemek. Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Ağır hareket. Durgunlaşmak. Etki. Tırmık. Geri zekalı tip. Sürüklenim. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Topknot : Saç topuzu. Sorguç. Saç kurdelası. Tepe. Topuz.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Doffers : Çıkaran kimse (şapka ceket vs). Penyör. Dofer. Doffer.

Frustrate : Ket vurmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Düş kırıklığına uğratmak. Kösteklemek. Set çekmek. Boşa çıkarmak. Bozmak. Sinirlerini bozmak. Yıldırmak. Engellemek.

Scollops : Tarak kabuğu. Deniz kabuğu. Tarak (istridye benzeri canlı). Tarak (istiridye benzeri canlı).

Wraith : Hayalet. Tayf. Sıska tip.

Drags : Engel. Koku (av). Çekmek. Ağırdan almak. Bir nefes. Durgunlaşmak. Atlı araba. Sıkıcı tip. Suyun dibini taramak.

Pecten synonyms : phantasma, crests, rag, spook, fantasm, spectre, crest, crucify, doffer, dredging machine, acacia, phantom, torment, a chromosome, abo blood groups system, scollop, bug, comber, cockscomb, abductor muscle, abiotic environment, a cells, beleaguer, finger plate, ghost, bedevil, tease, abiotic factor, comb, combers, crestings, a site, dredgers.

Pecten ingilizce tanımı, definition of Pecten

Pecten kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also called marsupium. A vascular pigmented membrane projecting into the vitreous humor within the globe of the eye in birds, and in many reptiles and fishes.