Frustrate türkçesi Frustrate nedir

Frustrate ile ilgili cümleler

English: Ali became frustrated.
Turkish: Ali sinirli oldu.

English: Ali is clearly frustrated and desperate.
Turkish: Ali açıkça hayal kırıklığına uğramış ve umutsuz.

English: Ali felt frustrated.
Turkish: Ali hayal kırıklığına uğramış hissetti.

English: Ali is still frustrated.
Turkish: Ali hala hayal kırıklığına uğramış.

English: Ali is getting frustrated.
Turkish: Ali sinirleniyor.

Frustrate ingilizcede ne demek, Frustrate nerede nasıl kullanılır?

Frustrated : Hakkı yenmiş. Boşa çıkmış. Sinirli. Ket vurulmuş. Bıkmış. Hüsranı yansıtan. Hayal kırıklığına uğramış. Yılmış. İstekleri gerçekleşmemiş. Boşuna didinmiş.

Frustratedly : Yılmış bir şekilde. Hüsran dolu bir biçimde.

Frustrately : Engelleyici bir şekilde.

Frustrates : Önlemek. Ket vurmak. Sinirlerini bozmak. İşini bozmak. Set çekmek. Engellemek. Engel olmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Yıldırmak. Boşa çıkarmak.

Be frustrated : Hüsrana uğramak.

Frustratingly : Engelleyici bir şekilde. Ağırlaştırıcı bir şekilde. Yararsızca. Sinir bozucu bir biçimde. Hüsrana uğratan bir şekilde.

 

Frustrations : Boşuna uğraşma. Düş kırıklığı. Önleme. Eziklik. Engellenme. Bozma. Boşa çıkma. Set çekilme. Hayal kırıklığı. Hayal inkisarı.

Frustration : Hayal inkisarı. Engelleme. Hüsran. Düş kırıklığı. Boşa çıkma. Hayal kırıklığı. İşini bozma. Set çekilme. Engellenme. Sinir bozucu şey.

Frustrative : Ketleyici. Engelleyici.

Frustule : Diyatomelerde kabuk. Früstül. Diatomun sert kabuğu.

İngilizce Frustrate Türkçe anlamı, Frustrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frustrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hamstring : Topuk kirişini keserek sakatlamak. Topal etmek. Aksatmak. Diz arkasındaki kiriş. Baltalamak. Diz arkasında bulunan iki büyük kirişten biri. Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Dirsek kirişi. Sakatlamak.

Let down : Sütün indirilmesi. Boyunu uzatmak. İndirmek. Yüzüstü bırakmak. Düşürmek. Hayal kırıklığı. Yüzünü kara çıkarmak. Rezil etmek.

Chivy : Avlamak. Kovalamak. Rahatsız etmek. Sıkmak.

Abolishes : Yürürlükten kaldırmak. İlga etmek. Hükümsüz kılmak. Durdurmak. İptal etmek. Ortadan kaldırmak. Kaldırmak. Lağvetmek. Feshetmek.

Handicap : Sakatlık. Aksaklık. Bir başarı ya da beceriyi engelleyici olumsuz özellik. Engel. Yetersizlik. Dezavantaj. Engel koymak. Özür.

Baulked : İnat etmek. Duraksamak. Kaçınmak. Durdurmak. Ayak diremek. İnatla yürümemek.

Disillusion : Yanlış bir düşünceden kurtarmak. Hayal kırıklığı. Gözünü açmak. Düş kırıklığı. Gözünü açma. Hayal aleminden çıkarmak. Hayalden kurtarmak. Gerçekleri göstermek.

 

Draw the line : Reddetmek. Karşı çıkmak. Bir sınır koymak. Limit çizmek. Yapmayı reddetmek. Çizgiyi çekmek. İzin vermemek. Sınır çizmek. Bir dur demek.

Hobble : Köstek vurmak. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt. Aksayarak yürümek. Topallama. Aksamak. Bukağı vurmak. Topal etmek. Duraksamak.

Debarred : Menetmek. Yasaklamak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Mahrum edilmiş. Yoksun bırakılmış.

Frustrate synonyms : chevvy, disillusions, averting, oppress, molest, ruin, appaling, bug, inhibit, chivvy, queer the pitch, persecute, chagrining, be a disincentive, get down, browbeats, disillusioning, hobbled, disenchant, foil, madden, abash, debar, appalls, barricading, impedes, discourages, bank up, damming, beleaguer, adulterate, dike, balking.

Frustrate ingilizce tanımı, definition of Frustrate

Frustrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of no effect. To baffle. Nugatory. Ineffectual. Null. Useless. To defeat. Unprofitable. To disappoint. To prevent from attaining a purpose. To frustrate the will or purpose. Voil. Vain. As, to frustrate a plan, design, or attempt. To bring to nothing.