Handicap türkçesi Handicap nedir
- Aksaklık.
- Yetersizlik.
- Dezavantaj.
- Engel koymak.
- Sakatlık.
- Özürlülük.
- Bir başarı ya da beceriyi engelleyici olumsuz özellik.
- Engel olmak.
- Özür.
- Elverişsiz durum.
- Engel.
- Mahzur.
- Ket vurmak.
- Handikap.
- Engellemek.
Handicap ile ilgili cümleler
English: Poor sight is a handicap to an athlete.
Turkish: Zayıf görme bir atlet için bir engeldir.
English: You can get over the handicap soon.
Turkish: Yakında sorunla başa çıkabilirsin.
English: Are you handicapped?
Turkish: Engelli misin?
English: Ali is mentally handicapped.
Turkish: Ali zihinsel özürlü.
English: Ali is handicapped.
Turkish: Ali özürlüdür.
Handicap ingilizcede ne demek, Handicap nerede nasıl kullanılır?
Handicap race : Atların koşu kazanma şanslarını eşitlemek amacıyla atlara farklı ağırlıkların yüklenerek koşturuldukları koşu. Handikap koşu.
Gave him a handicap : Onu engelledi. Ona engel teşkil etti. Bir yarışmada veya oyunda sporcuya avantaj veya dezavantaj sağlamak. Onun olumsuz duruma soktu.
Hearing handicap : Olağan yakınlıktaki bir kaynaktan çıkan olağan güçteki sesin dış, orta ve iç kulaktan geçerek beyne ulaşıp tam olarak algılanmaması sonucu sağırlık ya da ağır işitme biçiminde beliren özür. bk. ağır işiten, sağır. İşitme özürü.
Import handicap : İthalat engeli.
Handicapped : Sakat. Yetersiz. Engelli (sakat). Özürlü. Topal. Handikaplı. Aksak. Engelli. Engellenmiş.
Itinerant teacher for handicapped children : Olağan okulların olağan sınıflarında yetiştirilebilecek durumda olup da özürleri bakımından özel eğitime gereksinmeli öğrencilerle haftanın belli günlerinde uğraşan öğretmen. Gezici özel eğitim öğretmeni.
Handicapped child : Özürlü çocuk. Bedensel ya da zihinsel bakımdan bir özürü bulunan, yetişmesi ve gelişmesi için özel eğitim önlemlerinin alınması gereken çocuk.
Handicappers : Atların performanslarına göre onlara resmi puan veren kimse. Dezavantajları belirleyen kimse. Handikapör. Elverişsiz koşullara yön veren kişi. Avantajları belirleyen kimse (spor).
Mentally handicapped : Akıl hastası. Zihinsel özürlü. Zihinsel engelliler. Zihinsel özürlüler. Ruhsal özürlü.
Physically handicapped : Fiziksel özürlüler. Fiziksel engelli. Fiziksel özürlü. Bedensel engelli. Bedensel özürlü.
İngilizce Handicap Türkçe anlamı, Handicap eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Handicap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inabilities : Beceriksizlik. Olanaksızlık. Aciz. Yeteneksizlik. İktidarsızlık. Acziyet. Acizlik. Gücü olmama. Güçsüzlük.
Binds : Tutturmak. Tutmak. Sargılamak. Usandırmak. Sarmak. Ciltlemek. Bağlamak. Donmak (beton).
Blemishing : Bozmak. Karalamak. Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek. Hata. Şaibe. Damga. Lekelemek. Leke.
Barrages : Engelleme ateşi. Set. Soru yağmuruna tutmak. Yağmur. Yoğun yaylım ateşi. Nehir barajı. Bent. Yaylım ateşi. Baraj.
Lameness : Zayıflık. Bir veya birden fazla bacakta görülen yürüyüş bozukluğu. Zaaf. Eksiklik. Topallık.
Circumvent : Savmak. Yana kaçmak. Kurtulmak. Çevresini sarmak. Yan çizmek. Açığını yakalamak. Tekerine çomak sokmak. -den kaçmak. Üstün gelmek. Bozmak.
Advantage : Yarar. İstifade. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Avantaj. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Çıkar. Üstünlük sağlayan şey. Fayda. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Getiri.
Vantage : Avantajlı durum. Seyretme yeri. Bakış noktası. Avantaj. Üstünlük.
Footlessness : Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma. Ehliyetsizlik. Bir ya da iki ayağın olmaması. Eksiklik (argo terim). Gerçek dışılık. Ayaksızlık. Beceriksizlik.
Wound : Vurmak. Sarılı (bobin). Yaralamak. İncitmek. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır. Kalbini kırmak. Bere. Yara. Cerh etmek.
Handicap synonyms : blankets, impede, frustrates, flimsiness, hitches, barricade, allegation, breakdown, block, scratch, apologetical, cramp, disadvantage, averted, be thwarted, barrage, exility, bodycheck, hock, inhibits, allegations, deficiencies, defecting, inhibit, frustrate, inadequacies, malfunction, balk, averts, drawback, flaw, impedes, imperfection.
Handicap zıt anlamlı kelimeler, Handicap kelime anlamı
Disadvantage : Sakınca. Dezavantaj. Kayıp. Mahzur. Götürü. Çekince. Aleyhte durum. Yarar yitimi. Zarar.
Fitness : Yetenek. Formda olma. Zindelik. Sağlık. Uygun olma. Fitnes. Formdalık. Uygunluk. Form. Bedenen formda olma.
Handicap ingilizce tanımı, definition of Handicap
Handicap kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the candidate was heavily handicapped. An allowance of a certain amount of time or distance in starting, granted in a race to the competitor possessing inferior advantages. Or an additional weight or other hindrance imposed upon the one possessing superior advantages, in order to equalize, as much as possible, the chances of success. To encumber with a handicap in any contest. Hence, in general, to place at disadvantage. As, the handicap was five seconds, or ten pounds, and the like.

Bu kısımda Handicap kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Handicap ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Handicap anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Handicap ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.