Peeking türkçesi Peeking nedir
- Gözetleme.
- Röntgencilik.
- Göz atıvermek.
- Dikizlemek.
- Dikiz etmek.
- Röntgen.
- Gözetlemek.
- Röntgenlemek.
- Dikizleme.
- Gizlice bakmak.
- Dikiz.
Peeking ile ilgili cümleler
English: Ali couldn't resist peeking through the keyhole.
Turkish: Ali anahtar deliğinden bakmaya direnemedi.
English: You can see the sun peeking through the clouds.
Turkish: Güneşin bulutların arasından baktığını görebilirsin.
English: You should stop peeking when people are using their cellphones.
Turkish: İnsanlar cep telefonlarını kullanırken dikizlemeyi bırakmalısınız.
Peeking ingilizcede ne demek, Peeking nerede nasıl kullanılır?
No peeking : Gözetlemeden. Bakmadan.
Peek a boo : Görünüm kartlarına bilginin işlenmesi için bir tür delik açma yöntemi. Ce-ee. Peek-a-boo. Bir çocuk oyunu.
Peek : Röntgenlemek. Dikiz. Röntgen. Gözetleme. Dikiz etmek. Röntgencilik. Göz atıvermek. Gizlice bakmak. Dikizleme. Dikizlemek.
Peekaboo : Ce-ee. Delikli (giysi). Transparan. Transparan (giysi). Çocuklara "ce" yapılan oyun. Ceee oynamak.
Peekaboos : Ce-ee. Ceee oynamak. Transparan.
Peeing : İşeme. Çiş yapma. İşemek. Çiş yapmak.
I gotta pee : Igp (internet sohbet argosu). Çiş yapmam gerekiyor. Çişim var.
Pee pee : Su dökmek. İşemek. Çocuk dilinde çiş yapmak. Çişini etmek. Çiş yapmak. Çişini yapmak. Ufak su dökmek. Çocuk dilinde çiş.
Peeks : Dikizlemek. Göz atıvermek. Gözetlemek.
Pee charge : Erkin yük. Bir iletken ya da yalıtkan yüzeyinde özdeğe bağlı olmadan özgürce devinebilir yük.
İngilizce Peeking Türkçe anlamı, Peeking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peeking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Radiograph : Radyografi yapmak. Röntgen resmi. Radyografisini çıkarmak. Radyografi. Radyograf. Bir organın x ışınlarıyla görüntüsünün alınmasında kullanılan aygıt. Röntgen filmi.
Fellow feeling : Halden anlama. Başkasının halinden anlama. Ortak duygu. Ortak his. Aynı duyguları paylaşma.
Levity : Düşüncesizlik. Şakalaşma. Hoppalık. Hafiflik. Patavatsızlık. Laubalilik. Ciddiyetsizlik. Sebatsızlık. Gülüşme.
Peeps : Uyku. Görünüvermek. Röntgencilik yapmak. Çıkmak. Kaçamak bakmak.
Voyeurism : Voyörizm. Dikizcilik.
Roentgen : X ya da gama ışınlarının ışınlama doz birimi (eski birim). standart şartlarda havanın bir kilogramında 58 x 1/10000 coulomb' luk elektrik yükü değerinde (+) ve (-) iyonlar oluşturan x ya da gama radyasyon miktarı. (1c/kg=3.876xl000r). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Standart sıcaklık ve basınçta havanın 1cm³ de 1 elektrostatik yük birimi meydana getirebilmek için gerekli gamma veya x ışını miktarı, radyoaktif ışın doz birimi, r.
Sympathy : Acısını paylaşma. Sempati. Şefkat. Acıma. Anlayış. Bir insanın başkalarının yaşantıları ve uyaranları kendisininkiymiş gibi tepkide bulunması, başkalarının duygularını paylaşması durumu. Halden anlama. İlgi. Başkalarının duygularını paylaşma.
Pain : Kırmak. İncitmek. Istırap. Sancı. Canını yakmak. Acı. Sızı. Üzmek. Kalbini kırmak. Eziyet etmek.
Focus attention on : Dikaktle bakmak. Dikkat etmek. Aldırmak. Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek.
Emotion : Bir uyarıcı karşısında, aşırı derecede duygulanış nedeniyle fizyolojik değişmelere yol açan tepki. organizmanın durgun ve olağan durumundan herhangi bir biçimde uzaklaşması hali. Teessür. His. Güçlü duygu. Olayların, nesnelerin, düşüncelerin ya da devinimlerin bireyde oluşturduğu, onun gerek çevresine, gerekse kendi kendisine karşı tutumunu dışlaştıran güçlü ve karmaşık duygu durumu. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Coşku. Duygu. Heyecan. Duygulanma.
Peeking synonyms : first blush, philia, pleasance, affectionateness, hunch, presence, despair, roentgenograms, keep cave, sensitivity, painfulness, peeped, peep, shame, peeked, warmheartedness, lookout, thought, happiness, peeping, passionateness, expectation, unhappiness, have a peep, heart, sadness, pride, twinge, ambivalency, peep at, keep tabs on, opinion, devastation.
Peeking zıt anlamlı kelimeler, Peeking kelime anlamı
Gratitude : Şükür. Değerbilirlik. Kadirşinaslık. Şükran. Minnettarlık. Memnuniyet. Gönül borcu. Minnet. İyilikbilirlik.
Pain : Kalbini kırmak. Baş belası. İncitmek. Acıtmak. Ağrı. Sızı. Eziyet etmek. Acı çekmek. Istırap. Üzmek.
Liking : Sevme. Meyil. Sevgi. İlgi. Zevk. Düşkünlük. Beğenme. Sempati. Beğeni. Alaka.
Peeking antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, profound.

Bu kısımda Peeking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peeking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peeking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peeking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.