Peeks türkçesi Peeks nedir

Peeks ingilizcede ne demek, Peeks nerede nasıl kullanılır?

Peek a boo : Peek-a-boo. Ce-ee. Görünüm kartlarına bilginin işlenmesi için bir tür delik açma yöntemi. Bir çocuk oyunu.

Peek : Dikizleme. Gözetleme. Dikizlemek. Gizlice bakmak. Röntgenlemek. Dikiz etmek. Röntgen. Gözetlemek. Dikiz. Röntgencilik.

Peekaboo : Delikli (giysi). Ce-ee. Ceee oynamak. Transparan (giysi). Çocuklara "ce" yapılan oyun. Transparan.

Peekaboos : Ce-ee. Ceee oynamak. Transparan.

Peeked : Gözetlemek. Dikizlemek. Göz atıvermek. Röntgencilik. Dikizleme. Gizlice bakmak. Dikiz. Gözetleme. Röntgenlemek. Dikiz etmek.

Peed : İdrarını yapmak. İşemek. Çiş. İdrar. (küçük) tuvaletini yapmak. Çiş yapmak. Sidik.

Pee charge : Bir iletken ya da yalıtkan yüzeyinde özdeğe bağlı olmadan özgürce devinebilir yük. Erkin yük.

Peel : Kabuğunu soymak. Soymak. Pullanmak. (kabuğu veya derisi) soyulmak. Ayrılmak. Hareketli bir araç veya uçak grubundan ayrılarak farklı yöne gitmek. Derisi soyulmak (bronzlaşmadan vb). Dökülmek (deri). Sıyrılmak (ağacın kabuğu veya insanın derisi veya boya vb). Kabuğunu çıkarmak.

Peeing : Çiş yapmak. İşemek. İşeme. Çiş yapma.

Peeking : Dikizlemek. Gözetleme. Dikiz. Röntgencilik. Dikizleme. Göz atıvermek. Röntgen. Gözetlemek. Röntgenlemek. Gizlice bakmak.

 

İngilizce Peeks Türkçe anlamı, Peeks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peeks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glance : Göz. Göz gezdirmek. Bakış. Bakıvermek. Bakmak. Parıldamak. Göz atmak. Kısaca bakış. Kısa bakış.

Pried : Merakla bakmak. Gözetleme. Burnunu sokmak. Zorla elde etmek. Kaldıraç. Zorla söyletmek. Koparmak. Tecessüs.

Take a peep : (şöyle bir) bakmak.

Eying : Bakma. Süzme. Kuşkuyla bakmak. İzlemek. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Yakından seyretme. Süzmek. Dikkatle bakmak.

Peeked : Dikiz. Röntgencilik. Gizlice bakmak. Gözetleme. Dikizleme. Röntgenlemek. Röntgen.

Babysat : Bebek bakmak. Babysit (çocuk bakmak). Anne baba evde yokken çocuklarına bakmak. Kontrol etmek. Çocuk bakmak. Denetlemek.

Keep a weather eye open : Nöbet tutmak. Tetikte olmak. Gözünü dört açmak.

Peek : Röntgen. Dikiz etmek. Röntgenlemek. Röntgencilik. Dikizleme. Dikiz. Gizlice bakmak.

Cast a glance : Şöyle bir bakmak. Göz atmak. Bakmak. Bir göz atmak. Bir bakış atmak.

Keep tabs on : Gözaltında bulundurmak. İzlemek. Dikkatlice gözlemek böylece gelişmelerden haberdar olmak. Kontrol etmek. Takip etmek. Hareketlerini izlemek. Yakından takip etmek. Gözünü sürekli üstünde tutarak herşeyden haberdar olmak. Dikkat etmek.

Peeks synonyms : looking at, babysit, keep a tab on, looking, glint, pries, espies, peeking, focus attention on, peeped, peep, look, espying, pry, peeps, case the joint, eye, have a peep, eyeing, espy, be on guard, keep cave.