Pejoration türkçesi Pejoration nedir

  • Gramer alanında kullanılır.
  • İyi anlamlı bir kelimenin zamanla kötü veya kötüya doğru giden bir anlam kazanması; bu yönde bir zayıflamaya uğraması olayı: eat. canavar «canlı, mahluk», tt. canavar «yırtıcı, vahşi hayvan»; et. katun «kraliçe, hükümdar hanımı» > «kibar karısı, hanımefendi», tt. kadın «dişi cinsten erişkin insan; hizmetçi»; et. bayakı «önceki, daha önce zikredilen», tt. bayağı «adi, değersiz, aşağı, alçak»: onun sözlerinde ve davranışlarında bir bayağılık var; bayağı mal, bayağı adam vb.
  • Anlam kötüleşmesi.
  • Anlam kötülenmesi.

Pejoration ingilizcede ne demek, Pejoration nerede nasıl kullanılır?

Pejorative : Küçültücü. Küçültücü söz. Pejoratif. Küçük düşürücü. Aşağılayıcı sözcük. Aşağılayıcı. Alçaltıcı. Yermeli sözcük. Kötüleyici. Yermeli.

Pejoratively : Aşağılayarak. Küçük düşürerek. Küçük düşürücü bir şekilde. Yererek. Dudak bükerek. Kabul etmeyerek.

Pejoratives : Pejoratif. Yermeli sözcük. Küçültücü. Alçaltıcı. Kötüleyici. Aşağılayıcı sözcük. Küçük düşürücü. Küçültücü söz. Aşağılayıcı. Yermeli.

İngilizce Pejoration Türkçe anlamı, Pejoration eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pejoration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Action noun : Kılış adı. Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar… (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211).

Knob : Budak. Kontrol düğmesi. Çük (argo sözcük). Penis. Kafa. Baş. (ağaçta) budak. Pütür. Düğme. Top.

Abstract noun : Soyut ad. Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut ad’dır. Oyut ad. Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk). Soyut isim.

Inlay : Kakma işi. Bazı perdeleri belirtmek ve aynı zamanda gitara hoş bir görünüm vermek için denizkulağı, sedef ya da plastikten yapılan ve klavyeye işlenen şekiller. Döşemek. Kakma işlemek. Kakma. İçine kakmak. Kakma yapmak. Parke kaplamak. Kakmacılık. Dişçi.

 

Beadwork : Boncuk işi.

Frill : Manşet. Gereksiz süs. Saçak gibi tüyler. Süs. Farba. Volan. Kırıştırmak. Kırışmak. Fırfır yapmak. Kıvırmak.

Flower arrangement : Çiçek tanzimi. Çiçek aranjmanı.

Cockade : Şapka arması. Şapkaya takılan rozet. Kokart.

Gimcrackery : Ivır zıvır. Pılı pırtı. İncik boncuk. Eski püskü şeyler.

Moulding : Bir soru çizinliğiyle elde edilmiş bilgilerin nicelendikten sonra bir çizelge içinde topluca özetlenmesi, bk. niceleme. Zıh. Süsleme. Silme. Dökümleme. Tiriz. Kalıp parçası. Pervaz. Kalıp yapma. Döküm.

Pejoration synonyms : hood ornament, wind chime, rosemaling, folderal, falderol, wind bell, architectural ornament, tailfin, set decoration, trumpery, puncture, wall hanging, ablative, gargoyle, necklet, adornment, accent intensive, ornamentation, finial, fin, tracery, artifact, overlay, decor, spiral, design, graffito, adams apple, incrustation, actif, gimcrack, embellishment, nailhead.

Pejoration zıt anlamlı kelimeler, Pejoration kelime anlamı

Complimentary : Fahri. Övücü. Hediye olarak verilen. Karşılıksız. Onursal. Beleş. İltifat eden. Övgü niteliğinde. Bedava. Hayranlık belirten.

Pejoration antonyms : natural object.