Pelen nedir, Pelen ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bilgi, ustalık : Dağda kütük çok, o da pelen ile sökülür.

Eskiden kadınların giydiği çarşafın üst parçası.

Hızlı atılan deyneğin yere dokunup sıçrayarak gidişi.

Pelen kısaca anlamı, tanımı

Pele : Enli meşin ve kösele parçası. Oyunda merkez sayılan yer, kale

Pelen pelen : Hızlı hızlı.

Pelengir : Tespih yapmakta kullanılan araç.

Pelenk olmak : İş yaparken yardımlaşmak.

Pelenklemek : Kapıyı arkasından sürgülemek.

Pelensek : Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi.

Pelenk : Pars.

Eskiden : Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.

Ustalık : Usta olma durumu. Beceriklilik, el uzluğu, maharet.

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Eskide : Eskiden, önceleri.

Sökülü : Ayaklarında ak leke bulunan hayvan : Bu at sekilidir.

Çarşaf : Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

 

Sökül : At, eşek ve sığırların ayaklarındaki ak leke.

Kütük : Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Gidiş : Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

Hızlı : Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.

Diğer dillerde Pele örneği püskürme anlamı nedir?

İngilizce'de Pele örneği püskürme ne demek ? : pelean activity