Penalty türkçesi Penalty nedir
- Cereme.
- Penaltı.
- Müeyyide.
- Ödek alanı içinde yapılan kural dışı davranışlar nedeniyle, davranışı yapan oyuncunun takımı kalesine on bir metre uzaklıktaki belirli bir noktadan vuruş yapmak biçiminde belirlenen ödek. (bu vuruşta ödek alanı içinde kaleci ve topa vuran oyuncudan başka hiç bir oyuncu bulunmaz.).
- Futbol, hukuk alanlarında kullanılır.
- Ağır para cezası.
- Cayma tazminatı.
- Ceza.
- Cezai şart.
- Para cezası.
- On bir metre ödeği.
Penalty ile ilgili cümleler
English: Ali believes that the death penalty should be abolished.
Turkish: Ali ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.
English: The penalty is death.
Turkish: Ceza ölümdür.
English: The death penalty should be abolished.
Turkish: Ölüm cezası kaldırılmalıdır.
English: The death penalty is final and irreversible.
Turkish: Ölüm cezası nihai ve geri döndürülemez.
English: Do you support or oppose the death penalty?
Turkish: Ölüm cezasını destekler misin yoksa karşı mı çıkarsın?
Penalty ingilizcede ne demek, Penalty nerede nasıl kullanılır?
Penalty area : Ceza alanı. Ceza sahası. Ödek alanı. Ceza bölgesi. Kale direklerinin 16,5 m. dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 30 m. lik bir başka çizgi ile sınırlandırılmış alan. (bu alanın içinde yapılan kural dışı davranışlar ödeği ve 11 m. vuruşunu, dışındaki kural dışı davranışlar ise serbest vuruşu gerektirir.).
Penalty area line : Ödek alanını sınırlayan çizgilere verilen ad. Penaltı alanı çizgisi. Ödek alanı çizgisi.
Penalty bench : Cezalı oyuncuların oturduğu yer.
Penalty box : Ceza alanı. Ceza bölgesi. Ceza sahası.
Penalty clause : Ceza maddesi. Ceza klozu. Ceza şartı. Cezai koşul maddesi (sözleşmede).
Penalty function : Ceza işlevi. Ceza işlevsisi.
Penalty line : 7 metre çizgisi.
Penalty for delay : Gecikme cezası.
Penalty mark : Ödek alanı içindeki kural dışı davranışlar sonucu verilen ödek vuruşu sırasında topun konulduğu, iki kale direğinden alan içine dikey olarak uzanan 11 m. ilerdeki nokta. On bir metre yeri.
Penalty of salary : Toplu iş sözleşmesinde ya da hizmet bağıtlamasında belirtilen nedenlerle işçiye verilen ve uyarı niteliğinde bulunan cezalar. Ücret kesimi cezası.
İngilizce Penalty Türkçe anlamı, Penalty eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Penalty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conclusion : Karar. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Anlaşma. Nihayet. Sonuç bölümü. Son. Vargı. Bitim. Netice.
Social control : Toplumsal denetim. Toplumsal kontrol. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü. Sosyal kontrol.
Self mortification : Kendi kendini cezalandırma. Kaçma. Kaçınma. Kendini inkar. Kendini küçük düşürme.
Correction : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Islah. Tashih. Düzeltme. Düzeltmek. Disiplin cezası. Yanlış olarak gerçekleştirilen vergilerin yasalarına göre düzeltilmesi. Doğrulama. Cezalandırma.
Sanction : Tasdik. Kabul etmek. Davranış kurallarını düzenleyen ve destekleyen caydırıcı ya da özendirici güç. Onaylama. Kabul. İzin vermek. Onaylamak. İzin.
Punishment : Hırpalama. Zarar verme. Ukubet. Zahmet. Yüklenme. Terbiye. Kötü davranma. Mücazat. Cezalandırma.
Forfeitures : Hakkın düşmesi. Hakkın yitirilmesi. Bir hakkın yitirilmesi. Hakkın kaybedilmesi. Hakkın sukutu. Düşmesi. Teminat vs'nin yanması. Kaybedilen şey. Hakkı kaybetme.
Mulct : Para koparmak. Para cezası vermek. Dolandırmak. Çarpmak. Mahrum etmek.
Self abasement : Kendini rezil etme. Alçalma. Bayağılaşma. Kendini alçaltma. Küçülme.
Smart money : Manevi zarar için verilen tazminat. Manevi tazminat.
Penalty synonyms : economic strangulation, cruel and unusual punishment, amercement, mulcts, fines, mulcted, castigation, abandum, chastening, medicine, forfeit money, pecuniary, corporal punishment, stick, imprisonment, amende, discipline, chastisement, retribution, penalization, pecuniary punishment, music, fine, scot, amercements, apodosis, self punishment, penalty for breach of contract, payment, criminal, forfeit, corrections, penance.
Penalty zıt anlamlı kelimeler, Penalty kelime anlamı
Nonpayment : Adem-i tediye. Tediye etmeme. Ödeme yapmama. Ödemesiz. Ademi tediye. Ödememe. Bir borcu ödememe.
Reward : Caize. Ecir. Karşılığını vermek. Mükafatlandırmak. Karşılık. Ödül. Mükafat. Ödül vermek. Taltif etmek.
Advantage : Yarar. Üstünlük sağlayan şey. İstifade. Menfaat. Fayda. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Avantaj. Çıkar. İyilik. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü.
Penalty ingilizce tanımı, definition of Penalty
Penalty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Penal retribution. Punishment for crime or offense. The suffering in person or property which is annexed by law or judicial decision to the commission of a crime, offense, or trespass.

Bu kısımda Penalty kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Penalty ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Penalty anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Penalty ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.