Penalty mark türkçesi Penalty mark nedir

  • Futbol alanında kullanılır.
  • Ödek alanı içindeki kural dışı davranışlar sonucu verilen ödek vuruşu sırasında topun konulduğu, iki kale direğinden alan içine dikey olarak uzanan 11 m. ilerdeki nokta.
  • On bir metre yeri.

Penalty mark ingilizcede ne demek, Penalty mark nerede nasıl kullanılır?

Penalty : Cayma tazminatı. Para cezası. Ödek alanı içinde yapılan kural dışı davranışlar nedeniyle, davranışı yapan oyuncunun takımı kalesine on bir metre uzaklıktaki belirli bir noktadan vuruş yapmak biçiminde belirlenen ödek. (bu vuruşta ödek alanı içinde kaleci ve topa vuran oyuncudan başka hiç bir oyuncu bulunmaz.). Cereme. Penaltı. Ağır para cezası. Müeyyide. Ceza. Cezai şart. On bir metre ödeği.

Mark : Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. Bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da sarmalacın üzerine konulan özel im. Alamet. Çizik. İm. Belirti. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Çizgi. Nişan. Damga vurmak.

Penalty area : Kale direklerinin 16,5 m. dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 30 m. lik bir başka çizgi ile sınırlandırılmış alan. (bu alanın içinde yapılan kural dışı davranışlar ödeği ve 11 m. vuruşunu, dışındaki kural dışı davranışlar ise serbest vuruşu gerektirir.). Ceza sahası. Ceza alanı. Ceza bölgesi. Ödek alanı.

 

Penalty area line : Ödek alanı çizgisi. Ödek alanını sınırlayan çizgilere verilen ad. Penaltı alanı çizgisi.

Penalty bench : Cezalı oyuncuların oturduğu yer.

Penalty box : Ceza bölgesi. Ceza sahası. Ceza alanı.

İngilizce Penalty mark Türkçe anlamı, Penalty mark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penalty mark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Centre kick : Orta vuruşu. Oyunun ikinci dönemine başlarken ya da savılardan sonra orta çizgi üzerinden yapılan vuruş.

Bounce up : Hakem atışı. Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.

Amateur player : Özengen oyuncu. Amatör futbolcu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu.

Backheel pass : Topu, topuk vuruşu ile takım arkadaşına aktarmak. Topukla aktarmak. Topuk pası.

Bali : Top. Endonezya'da bir ada. Ayaktopu oyununda kullanılan, dışı deri ya da plastikten, içi hava ile şişirilmiş, lastikten yapılma, yuvarlak biçimde ve çevresi 68-71 cm. olan, en çok 396-453 gr. ağırlığındaki top.

Backheel : Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş. Topuk vuruşu.

Charge with the body : Çarpmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek.

 

Committee of organisation : Ayaktopu karşılaşmalarını düzenlemek ve oyunlarla ilgili işleri yürütmekle görevli kurul. Organizasyon komitesi. Düzenleme kurulu.

Central disciplinary committee : Merkez ceza kurulu. Ayaktopu birliğine bağlı olan ve takım ya da oyuncuların oyun içindeki türlü davranışlarıyla ilgili olumsuz durumları bir karara bağlamakla görevli kurul.

Centre : Merkez. Ilımlı politik görüş. Ilımlı kimse. Orta. Sente. Ortada olmak. Konsantre olmak. Merkezde toplanmak. Orta alan.

Penalty mark synonyms : back scissors kick, centre flag, centre spot, centre forward, attacking game, candidate.