Pericycle türkçesi Pericycle nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Perisikl.
- Endodermis ve taşıyıcı doku arasındaki tabaka.
Pericycle ingilizcede ne demek, Pericycle nerede nasıl kullanılır?
Pericystitis : İdrar torbasının çevresindeki bağ dokunun yangısı. Perisistitis. Perisistit.
Pericyte : Perisit. Adventisya hücresi. Başlıca kılcal damarların etrafında bulunan bağ dokusundaki farklılaşmamış mezenşim hücrelerinin çeşitli görevleri yapmak üzere yeni farklılaşmaya başlamış tipleri. perisit.
Pericytus : Adventisyal hücre. Kılcal damarlarda bulunan ve makrofajlara dönüşebilen hücre olarak da bilinen bağ doku kökenli, miyoepiteliyal, adventisyal hücre, perivasküler hücre. perisitlerde; miyozin, aktin ve tropomiyozinin bulunması bu hücrelerin kasılma özelliğine sahip oluklarını gösterir. Perisit.
Hemangiopericytoma : Hemanjiyoperisitoma. Hemanjiyoperisitom. Kılcal damarların duvarındaki perisit adı verilen küçük embriyonik hücrelerden köken alan, damarların çevresinde helezon biçiminde üremeler ve tümör hücrelerinin oluşturduğu parmak izi görünümüyle belirgin, evcil hayvanlardan sadece köpek ve kanatlılarda görülen, damardan zengin ve iğ biçiminde hücrelerden oluşan, sıklıkla nükseden bir çeşit tümör. Bir çeşit yumuşak doku tümörü.
Pericardia : Kalp zarı. Perikard.
Pericardial : Perikardial. Perikardik. Perikardiyal. Kalp dışzarına ilişkin.
Pericardiectomy : Perikardiyektomi. Perikardın cerrahi yolla çıkarılması. Kalp kesesinin bir bölümünün cerrahi işlemle uzaklaştırılması.
Pericardiac : Kalp zarıyla ilgili olan. kalp çevresinde, kalbi çevreleyen. Perikardiyak.
Pericardial frictional sounds : Ekzokardiyal üfürümler. Perikardiyal sürtünme sesleri.
Pericardial cartilage : Bazı balıklarda yüreği koruyan kıkırdak. Kalbi koruyan kıkırdak. Perikardiyal kıkırdak.
İngilizce Pericycle Türkçe anlamı, Pericycle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pericycle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Circle : Çevrelemek. Kuşatmak. Atma döngüsü. Çevresini dolaşmak. Devretmek. Daire. Çevirmek. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Halka. Etrafını kuşatmak.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Semicircle : Yanm daire. Yarım daire. Yarıçember.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Pericycle synonyms : two dimensional figure, plane figure, acacia, abramis zone, abductor muscle, abiotic environment, abacus bodies, abo blood groups system, a cell, aardvark.

Bu kısımda Pericycle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pericycle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pericycle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pericycle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.