Peridotite türkçesi Peridotite nedir
- Jeoloji alanında kullanılır.
- Olivin (peridot) ve piroksenden bileşik kayaç. (yalnız olivinden bileşik olanları dunit, yalnız piroksenden bileşik olanları piroksenittir. kromit, platin gibi cevherlerin ana kayaçlarıdır.).
- Peridotit.
Peridotite ingilizcede ne demek, Peridotite nerede nasıl kullanılır?
Peridot : Olivin minerali. Perido.
Peridots : Perido. Peridot. Olivin minerali.
Domperidone : Dopamin d2 almaçlarını bloke ederek etkiyen, mide bağırsak motilitesini artıran, butirofenon türevi bir antidopaminerjik ilaç. Domperidon.
Droperidol : Droperidol. Veteriner hekimlikte çoğunlukla nörolept ağrı kesilmesi amacıyla kullanılan kısa etkili butirofenon türevi bir ilaç.
Risperidon : Kimyaca benzizoksazol türevi olan nöroleptik bir ilaç. Risperidon.
İngilizce Peridotite Türkçe anlamı, Peridotite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peridotite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acid fumarole : 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten. Asit tüten. Asit fümarol.
Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.
Igneous rock : Volkanik kayaç. Püskürük kayaç. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Volkanik kaya. Püskürük kaya. Magmanın katılaşmasıyle oluşmuş kayaç. Magmatik kayaç. Magmatik kaya. Volkanik taş. Korkayaç.
Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.
Abyss : Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Tamu. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Abis. Hufre. Cehennem. Uçurum. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.
Adventive cone : İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme konisi. Parazitik koni.
Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.
Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet.
Algonkian : Bir prekambriyen sistemi. Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien.
Absolute age : Salt yaş. Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş.
Peridotite synonyms : kimberlite, acrozone, agricultural geology, alkali rocks, after shock, adjacent rock, absolute chronology, alcalic fumarole.
Peridotite ingilizce tanımı, definition of Peridotite
Peridotite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An eruptive rock characterized by the presence of chrysolite (peridot). It also usually contains pyroxene, enstatite, chromite, etc. It is often altered to serpentine.

Bu kısımda Peridotite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peridotite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peridotite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peridotite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.