Periodate türkçesi Periodate nedir

Periodate ingilizcede ne demek, Periodate nerede nasıl kullanılır?

Period difference estimator : Dönem fark tahmincisi.

Period expenditure : Dönem gideri. Genellikle zaman temeline göre gerçekleşen gider. (kira, ürem, yapı vergileri, gelir vergileri vb.).

Period individual invariant variable : Dönem bireysel sabit değişken.

Period iof rotation : Dönme süresi. Dönen bir cismin bir kez dönmesi için gerekli zaman.

Period line : Periyodik tabaka. Miyelinli sinirlerde, aksonun etrafında schwann hücresinin zarının meydana getirdiği katlanmalarla oluşan miyelin kılıfta zarın iç yoğun tabakalarının birleşmesiyle oluşan yoğun tabakalar.

Period meter : Devirölçer. Bir ya da birkaç bulucuyla kullanılan ve nükleer reaktörün devrini saptamaya yarayan ölçüm aygıtı.

Period specific heterogeneity : Döneme özgü çoktürellik.

Period of imposition : Vergilendirmede temel olarak alınan süre. Vergilendirme dönemi.

Period of excitation : Uyarılma süresi. Uyarılmış bir atom ya da molekülün, bu durumda kaldığı sürenin en olasılıklı değeri.

Period of elements : Elementlerin periyodiği. Öğeler dönemi. Dönemsel çizelgede bir yatay dizide bulunan öğeler. Elementler periyodu.

İngilizce Periodate Türkçe anlamı, Periodate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Periodate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spread out : Genişlemek. Yayılmak. Ayırmak. Yaymak. Açmak. Sermek.

Diffuse : Dağılma. Dökmek. Yayılmak. Nüfuz etmek. Dağınık. Neşretmek. Diffuz. Yaymak. Dağılmak.

Spread : Bulaşmak. Genişleme. Sirayet etmek (hastalık). Bulaşma. Sermek. Sapma (balistik). Dağılma. Kar oranı. Sürmek. Kenara çekilmek.

Ascribe : Ayırmak. Yüklemek. Üstüne atmak. Yakıştırmak. Atfetmek. Yormak. İsnat etmek. Vermek. Hamletmek. -e yormak.

Fan out : Çıkış yelpazesi. Yelpaze şeklinde açılmak. Esmek. Birkaç kola ayrılmak. Yayılmak.

Personify : Temsil etmek. Karakterize etmek. -in canlı örneği olmak. Simgesi olmak. Canlı örneği olmak. Kişilik vermek. Canlandırmak. Ta kendisi olmak (somut bir şeyin). Canlı bir örneği olmak. Kişileştirmek.

Impute : Hamletmek. Atmak. Yüklemek. Suçlamak. Atfetmek. Üstüne yıkmak. Üstüne atma (yükleme). İsnat etmek. Yakıştırmak.

Assign : Bir işe koymak. Havale etmek. Saptamak. Pay olarak vermek. Atamak. Görev vermek. Devretmek. Vermek. Göreve seçmek.

Attribute : Simge. Yüklence. Dayandırmak. İnanmak. İzafe etmek. Yormak. Doğal özellik. Nitelik. Hamletmek.

Periodate zıt anlamlı kelimeler, Periodate kelime anlamı

Undeceive : Bilgi vermek. Uyarmak. Gözünü açmak. Uyandırmak. Aklını başına getirmek.

Periodate ingilizce tanımı, definition of Periodate

Periodate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A salt of periodic acid.