Persisting türkçesi Persisting nedir

  • Sürmek.
  • İnat etmek.
  • Israr etmek.
  • Sebat etmek.
  • Sürdürmek.
  • Israr etme.
  • Devam etme.
  • Devam etmek.

Persisting ingilizcede ne demek, Persisting nerede nasıl kullanılır?

Persisting life situations : Sürekli hayat durumları. Bireyin, çocukluktan başlayarak erginlik ve yetişkinlik çağında değişik biçimlerde sürekli olarak karşılaştığı sorunlar.

Persist : Sürüp gitmek. Sürmek. Devam etmek. Sürdürmek. Israr etmek. İnat etmek. Devam etmek kalmak. Vazgeçmemek. Sebat etmek. Kalmak.

Persistance : İnatçı.

Persistance of vision : Görme sürerliği. Ağtabaka izlenimi. Gözün ağ katmanının bir görüntüyü, uyarının kesilmesinden 1/16 sn. sonrasına değin koruyabilmesi.

Persistant : İnatçı.

Persistent arteria hyolidea : Persiste arterya hiyolida. Gözde, arterya hyolideanın doğumdan sonra atrofi olmayarak optik diskin anteriyorunda kırmızı veya beyaz bir spot görünümünde ve vitreus içine doğru uzamış pozisyonda görülmesiyle ilgili anomali, persiste arterya hiyolida. Kalıcı arterya hiyolida. Kalıcı arterya hiyolidea.

Persistent follicle : Persistan folikül. Kalıcı folikül. İç çapı 10 mm ve 10 mm’den büyük, en az 5 gün ovule olmadan kalan folikülün bulunması ve başka bir foliküler gelişmenin olmadığı durum, persistan folikül.

Persistent hyaloid artery : Saydam atardamarın ve kollarının doğumdan önce atrofiye olmamasıyla belirgin yapılış bozukluğu. atardamar ve göz merceğinin bağlantı yerinde bulanıklıklaşmayla belirgindir. Kalıcı saydam atardamar.

 

Persistent : İz bırakan. Persistan. Devamlı. Sürekli var olan, kesilmeksizin devam eden, geçmeyen, inatçı olan. Ahtapot gibi. Geçmeyen. Kalıcı. İnatçı. Sürekli.

Persistent hymen : Kalıcı himen. Vajinanın arka kısmında tam veya kısmi himenal yapının bulunması. Beyaz düve hastalığı. Kalıcı kızlık zarı.

İngilizce Persisting Türkçe anlamı, Persisting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persisting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Claim : Alacak hakkı. Talepte bulunmak. Sahip çıkmak. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Dava açmak. Hak talep etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İddia. Herhangi bir işlem sonucu doğan akçalı hak. Hak talebinde bulunmak.

Continues : Devam ettirmek. Ertelemek. Kalmak. İdame etmek. Uzatmak. Devamı gelmek. Dayanmak.

Frequenting : Dadanmak. Sık sık uğrama. Dadanma. Sık sık gitmek.

Be in progress : Yapılmak.

Attends : Kulak vermek. Hizmet etmek. Eşlik etmek. Katılmak. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Dikkatini vermek. Bakmak. Dinlemek.

Attendance : Bulunan kişilerin sayısı. Kumanda. Hizmet etme. Katılma. Eşlik. Katılım. İzleyici sayısı. Hizmet. Gitme. Bakım.

Banishing : Uzaklaştırmak. Sürgüne yollamak. Sürmek (bir yerden atmak). Kovmak. Aklından çıkarmak. Kafasından atmak. Sürgüne göndermek. Sürgün etmek. Düşünmemek. Defetmek.

 

Followed : Takip etmek. Sonra gelmek. İzlemek. Takip edilen. Dinlemek. Sonucu olmak. Uymak. Dolayı olmak.

Bedaubs : Sıvamak. Lekelemek. Bulamak. Kirletmek. Karalamak. Bulaştırmak.

Persisting synonyms : get stiff, hang on, burgeoned, carrying forward, forced the issue, hold to, budded, insisted, continueing, persist, draw, hung on, balk at, banishes, balking, baulked, persevere, baulking, follow up, crowd, hold out, carry over, ongoings, burgeon, elongate, attend, persistence, balked at, bring down, crowds, progress, keep on, carry forward.

Persisting zıt anlamlı kelimeler, Persisting kelime anlamı

Discontinuous : Fasılalı. Ayrı. Kesikli. Süreksiz. Devamsız. Kesik. Aralıklı. Kesintili.

Persisting ingilizce tanımı, definition of Persisting

Persisting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inclined to persist. Persistent. Tenacious of purpose.