Persistance türkçesi Persistance nedir

Persistance ingilizcede ne demek, Persistance nerede nasıl kullanılır?

Persistance of vision : Görme sürerliği. Gözün ağ katmanının bir görüntüyü, uyarının kesilmesinden 1/16 sn. sonrasına değin koruyabilmesi. Ağtabaka izlenimi.

Persistant : İnatçı.

Persist : Üzerine düşmek. Devam etmek kalmak. Sebat etmek. Sürmek. Sürüp gitmek. Vazgeçmemek. Sürdürmek. Kalmak. Devam etmek. İnat etmek.

Persisted : Üzerine düşmek. Sebat etmek. Üstelemek. Israr etmek. İnat etmek. Sürdürmek. Sürmek. Devam etmek kalmak. Vazgeçmemek. Devam etmek.

Persistence : Sebat. Sürerlik. Sürüp gitme. Süreklilik. Israr etme. İnat. Devamlılık. İnatçılık. Israr.

Persistent corpus luteum : Gebelik korpus luteumunun gebeliğin sona ermesinden sonra veya siklik korpus luteumun diöstrüs sonunda herhangi bir nedenle, gerilemeyip fonksiyonel olarak devam etmesi, kalıcı korpus luteum. anöstruse neden olur. Kalıcı sarı cisim.

Persistent follicle : Persistan folikül. İç çapı 10 mm ve 10 mm’den büyük, en az 5 gün ovule olmadan kalan folikülün bulunması ve başka bir foliküler gelişmenin olmadığı durum, persistan folikül. Kalıcı folikül.

Persistent : Kalıcı. Israrcı. Sürekli var olan, kesilmeksizin devam eden, geçmeyen, inatçı olan. Sürüp giden. Bitmek bilmeyen. Devamlı. Persistan. Ahtapot gibi. Sürekli. Vazgeçmez.

 

Persistent hyperplastic primary vitreous : Kalıcı hiperplastik birincil vitreus. Persiste hiperplastik primer vitreus. Gözde, vitreusta atrofi, üreme ve arterya hyolida ile tunica vaskülozada atrofi oluşmamasıyla ilgili anomali, persiste hiperplastik primer vitreus. Kalıcı hiperplastik birinci vitreus.

Persistence and stationarity : Süreğenlik ve durağanlık.

İngilizce Persistance Türkçe anlamı, Persistance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persistance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uninterrupted : Fasılasız. Aralıksız. Devamlı. Kesintisiz. Kesilmemiş. Arkası kesilmeyen. Sürekli. Kesiksiz.

Bullheaded : Kendi bildiğini okuyan. Dik kafalı. Dik başlı. Dikbaşlı.

Balkier : İnat eden (hayvan). Yürümek istemeyen. Yürümemekte direnen.

Balky : Yürümek istemeyen. İnat eden (hayvan). Yürümemekte direnen. İnat eden.

Reaction : Reaksiyon. Organizmanın bir etki (uyaran, uyarıcı) karşısında gösterdiği herhangi bir zihinsel ya da duygusal davranım. Mukabele. Genellikle bir dış uyaranın etkisine karşı canlı örgenliğin yaptığı yalınç davranış. toplumsal ilişkilerde özellikle değişmelere karşı çıkan ve kurulu düzeni sürdürmeği ya da yeniden kurmayı amaçlayan tutum ve eylemler. Karşı kuvvet. İrtica. Geri tepme. Tepkime. Tepki, tepkime. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Baulkiest : Ayak direyen. Ayak diremeye yatkın. İnatçılığa yatkın. İnatçılık yapmaya meyilli.

Lastingness : Devamlılık. Süreklilik. Dayanıklılık. Kalıcılık.

 

Baulky : Ayak diremeye yatkın. İnatçılığa yatkın. İnatçılık yapmaya meyilli. Ayak direyen.

Baulkier : Ayak direyen. Ayak diremeye yatkın. İnatçılığa yatkın. İnatçılık yapmaya meyilli.

Durability : Dayanırlık. Bir oluşum ya da sürecin değişmez özellikler kazanarak süregelmesi. Devam. Sürecenlik. Mukavemet. Devamlılık. Dayanıklılık. Süreklilik. Sağlamlık.

Persistance synonyms : anti takeover defense, enduringness, balkiest, strength, continuity, continuous, cantankerous, adamant, bull headed, contrary, as hard as nails, calcitrant, asinine, bullet head, action, lockout, bullish, opposition.

Persistance zıt anlamlı kelimeler, Persistance kelime anlamı

Discontinuous : Ayrı. Süreksiz. Kesintili. Aralıklı. Devamsız. Fasılalı. Kesik. Kesikli.

Discontinuance : Ara. Devam etmeme. İnkıta. Bir süreç ya da gidişin aralıklı olarak süregelmesi. Kesilme. Devamsızlık. Sona erdirme. Kesiklilik. Aralık. Duraklama.

Discontinuation : Sona erme. Kesme. Aralık. Devamsızlık. Kesilme. Son verme. Duraklama. Fasıla. Ara. Vazgeçme.