Persisting life situations türkçesi Persisting life situations nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Sürekli hayat durumları.
  • Bireyin, çocukluktan başlayarak erginlik ve yetişkinlik çağında değişik biçimlerde sürekli olarak karşılaştığı sorunlar.

Persisting life situations ingilizcede ne demek, Persisting life situations nerede nasıl kullanılır?

Persisting : Devam etmek. Devam etme. Sürmek. Sürdürmek. İnat etmek. Israr etme. Sebat etmek. Israr etmek.

Life : Hareket. Durmuş. Yaşam. Hayat. Canlılık. Dirilik. Yaşantı. Dirlik. Ömür. Can katan kimse ya da şey.

Situations : Durum. Konum. Mevki. Hal. Şartlar. Görev. Yer.

Life situations approach : Öğretim programlarının, yaşam boyunca yinelenen temel öğrenim yaşantılarına göre düzenlenmesine önem veren bir yaklaşım biçimi, bk. sürekli hayat durumları. Hayat-durumları yaklaşımı.

İngilizce Persisting life situations Türkçe anlamı, Persisting life situations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persisting life situations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi. Renk körlüğü.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

 

Academic year : Öğretim yılı. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Akademik yıl.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Abulia : Abulya. Abuli. İrade yitimi. İrade kaybı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstem yitimi. Kayıtsızlık. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academy : Yüksek okul. Akademi. Medrese. Yüksekokul. Okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu.

Persisting life situations synonyms : academic preparation, abstract reasoning, ability group, achievement tests, abnormal child, accustoming.