Pertinence türkçesi Pertinence nedir
Pertinence ingilizcede ne demek, Pertinence nerede nasıl kullanılır?
Impertinence : Küstahlık. Laubalilik. Şımarıklık. Terbiyesizlik. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Saygısızlık. Münasebetsizlik. Densizlik. Sululuk. Edepsizlik.
Impertinences : Edepsizlik. Terbiyesizlik. Münasebetsiz iddiaların ileri sürülmesi. Densizlik. Şımarıklık. Saygısızlık. Küstahlık. Münasebetsizlik.
Pertinencies : Uygunluk.
Pertinency : Uygunluk.
Impertinencies : Küstahlık. Küstahça veya arsızca davranış. Uygunsuzluk. Yakışmama durumu. Arsızlık. Saygısızlık. Uymazlık. Kabalık. Yersizlik. Terbiyesizlik.
Impertinent : Saçma. Her şeye burnunu sokan. Densiz. Küstah. Münasebetsiz. İlgisiz. Kaba. Saygısız. Yersiz. Kendini bilmez.
Pertinacious : İnatçı. Yapışkan (kişi). Direngen. Azimli. Kararlı. Israrcı. Sebatlı.
Impertinency : Arsızlık. Yakışmama durumu. Saygısızlık. Kabalık. Küstahça veya arsızca davranış. İlgisizlik. Terbiyesizlik. Yersizlik. Yakışmazlık. Uygunsuzluk.
Become impertinent : Cıvımak.
Pertinent : Yerinde. Alakalı. Geçerli. Uygun. İlgili. Münasip.
İngilizce Pertinence Türkçe anlamı, Pertinence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pertinence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adequacy : İstihkak. Yeterlik. Kifayet. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yetenek. Yeterlilik. Ehliyet.
Aptness : Meyil. Çabuk kavrama. Yatkınlık. Yetenek. Kabiliyet. Münasiplik. Zekilik.
Connexion : Yakınlık. İrtibat. Dost. Alaka. Arkadaş. Aktarmalı taşıt. İlinti. Bağlantı. Bağ.
Applicability : Tatbik edilebilirlik. Bir gözlem ya da ölçme aracının ilgili evren ya da ölçüm konusunda öngörülen sonuçları elde edebilme yeteneği. Uygulanırlık. Tatbik edilebilme. Uygulanabilme. Uygulanabilirlik.
Care : Sevmek. Önemsemek. Dikkat. Koruma. Sorumluluk. Hevesli olmak. İstemek. Özen göstermek. İlgi duymak.
Advisableness : Mantıklılık. Münasiplik. Tavsiye edilebilirlik. Akla uygunluk.
Justice : Tüze. Yargı hakkı. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu. Adalet. Mahkeme. Hak. Adliye. Doğruluk. Yargıç. Türe.
Accord : Uzlaşmak. Uyum. Anlaşma. Bağdaşmak. Uzlaştırmak. Uyum sağlamak. Mutabakat. Uymak. Akort.
Pertinence synonyms : meetness, pertinency, acceptability, abidance, accordancy, affinity, congruousness, opportuneness, concern, attachment, agreeableness, bug, adaptation, legitimacies, adequacies, legitimated, connexions, agreement, connection, adaptations, suitability, agreeability, attention, propriety, suitabilities, adequateness, relevancy, germaneness, advertence, bearing, advertency, legitimacy, connecting link.
Pertinence zıt anlamlı kelimeler, Pertinence kelime anlamı
Inapplicability : Uygun olmayış. Uygulanamazlık. Tatbik edilememe. Uygun olmama.
Irrelevance : Alakasızlık. İlgisizlik. Yayma. Konunun dışında olma. Konu dışı olma. Konu dışı. Konu dışı olan şey ya da durum. Yersiz olma.
Pertinence ingilizce tanımı, definition of Pertinence
Pertinence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Justness of relation to the subject or matter in hand. Relevancy. Fitness. Appositeness. Suitableness. The quality or state of being pertinent.

Bu kısımda Pertinence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pertinence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pertinence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pertinence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.