Petek nedir, Petek ne demek

  • Arıların yumurtalarını birakmak bırakmak ve [#bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu.]
  • Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim, radyatör.
  • Balçıktan yapılmış olan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı.
  • Arı kovanı
  • Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı.
  • Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.

"Petek" ile ilgili cümle örnekleri

Yerel Türkçe anlamı:

Burunda katılaşmış sümük

Ayı yavrusu.

Arı kovanı.

Topraktan, çamurdan yapılmış olan tahıl ambarı.

Kuyu dolabı.

Kalp para.

Çeşme yalağı.

Balansı.

Arı.

Çeşme yalağı

Ağaçtan yapılmış çamaşır teknesi.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm. Ay. bk. külah, petek, şerefe, gövde, pabuç, kürsü.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

(akciğerde) bk. petek gözü (akciğerde).

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Sepet kovan. (Akpınar *Gümüşhacıköy -Amasya)

Diğer sözlük anlamları:

Çamurdan yapılmış olan zahire ambarı.

Petek isminin anlamı, Petek ne demek:

Kız ismi olarak; Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı bal mumu yuvacıklar. Arı kovanı. Topraktan, çamurdan yapılmış olan tahıl ambarı.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

 

Diyarbakır ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Artvin kenti, Murgul belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Petek hakkında bilgiler

Petek, arıların çiçek polenlerinden elde ettikleri balı depolama ve yumurtalarını barındırma yeri. Şekli en az malzemeyle en çok yer kullanmak için en iyi şekil olan altıgendir. Bütün bir petekteki altıgenler farklı arılar tarafından eşit boyutlarda yapılır. Böylece petekte hiç boş yer kalmaz.

Petek tanımı, anlamı:

Arılar : Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Tavuk yumurtası. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Er bezi.

Altıgen : Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.

Petek dokuma : Üzerinde küçük petek motifleri bulunan pamuklu dokuma.

Petek göz : Eklem bacaklı hayvanlarda görülen, birçok görme hücresinden oluşan göz türü.

Petek güvesi : Arı kovanlarında peteklere zarar veren iki asalağın adı.

Akciğer peteği : Akciğerlerde solunumda gaz alışverişini sağlayan, hava borucuklarının sonunu oluşturan kesecik.

Bal peteği : Arıların içine bal doldurduğu bal mumu levha, arı dalağı.

Kalorifer peteği : Kalorifer ısısını oda içinde dağıtan metal bölüm.

Bırakmak : Kötü bir durumda terk etmek. Yanına almamak, yanında götürmemek. Ayrılmak, terk etmek. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sahiplik hakkını başkasına vermek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Koymak. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bıyık veya sakal uzatmak. Unutmak. Saklamak, artırmak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Bakılmak, korunmak için vermek. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Sarkıtmak.

 

Depo : Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer. Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy.

Düzgü : Norm.

Ağızlı : Ağzı herhangi bir biçimde olan.

Yuva : Bir şeyin çok bulunduğu yer. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu. Genellikle ailenin oturduğu ev. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer.

Toplu : Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topu olan. Vücutça dolgun. Bir arada, bütün, kombine.

Isıtma : Isıtma işi, teshin. Sıtma.

Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Bal : Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı. Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu.

Arı kovanı : Arıların içinde bal yaptıkları çeşitli maddelerden yapılmış yuva.

Arı : Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis. Temiz.

Petek gözü : (akciğerde), alveol, petek (akciğerde) (biyoloji)

Petekgöz : (biyoloji)

Petekkaya : Bayburt şehrinde, Maden bucağına bağlı bir bölge. Diyarbakır kenti, Çermik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Petekli : Bayburt ilinde, Demirözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, İspir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon kenti, Sürmene ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Petekli kurbağa : Kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, petekli kurbağagiller (Pipidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, erkek dişinin yumurtalarını, dişinin sırtındaki çukurlara tek tek yerleştiren, larvaları burada gelişen, Surinam ve Brezilya' da yaşayan bir tür. (zooloji) (Pipa americana), Kurbağalar (Anura) takımının petekli-kurbağagiller (Pipidae) familyasından bir amfibyum türü. Uzunluğu 20 cm. Erkek yumurtaları dişinin sırtındaki çukurlara tek tek yerleştirir. Lârva burada yaşar ve gelişir. Surinam ve Brezilyada yaşar.

Petekli kurbağagiller : İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, obruk artlılar (Opisthocoela) alt takımından, dilleri olmayan türleri olan bir familya.

Petekli-kurbağagiller : (zooloji) (Pipidae), (Lat. pipa = petekli kurbağa), Omurgalı hayvanlardan amfibyulmar (Amphibia) sınıfının kurbağalar (Anura) takımının obruk-artlılar (Opisthocoela) alt-takımına giren bir familyası. Dilleri yoktur. Yeni Dünyada yaşarlar. Pençe tırnaklı kurbağa (Xenopus laevis), petekli kurbağa (Pipa americana) iyi bilinen türleridir.

Peteklik : Arılık. Arı kovanlarının konulduğu yer.

Peteksi doku : (biyoloji)

Petekülle : Konu dışı söylenen söz.

Diğer dillerde Petek anlamı nedir?

İngilizce'de Petek ne demek? : n. honeycomb

Fransızca'da Petek : alvéole [le], cellule d'abeille

Almanca'da Petek : n. Wabe

Rusça'da Petek : n. лунка (F)