Phenotypic sex determination türkçesi Phenotypic sex determination nedir

  • Fenotipik eşey belirlenmesi.
  • Bir bireyin erkek ya da dişi olmasının, çevre şartları tarafından tayin edilmesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Phenotypic sex determination ingilizcede ne demek, Phenotypic sex determination nerede nasıl kullanılır?

Phenotypic : Soytürel. Fenotipik.

Sex : Cinslik. Bitki ya da hayvanlarda dişi ya da erkek olarak adlandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu. cins. Cinsiyet. Cinsellik. Cinsel ilişki. Erkek veya dişi olma durumu, eşey. Sevişme. Seks. Cinsel. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Determination : Saptama. Kararlaştırma. Belirlenme. Belirtme. Tespit. Belirlenim. Tahdit. Belirleme. Kararlılık. Karar.

Sex determination : Bir organizmanın eşeyinin belirlenmesi. Cinsiyet tespiti. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cinsiyet belirlenmesi. Seks determinasyon. Cinsiyet tayini. Döl yatağı içerisindeki embriyonun erkek veya dişi oluşunu belirleme. Eşey tayini. Bir hayvanın eşeyini tayin eden herhangi bir yol. birçok hayvanlarda eşey kalıtsal olarak tayin edilir (arılarda). bazılarında ise çevre şartları eşeyin tayininde rol oynar (bazı balıklar).

Genotypic sex determination : Eşey tayininin, bireyin genotipi tarafından kontrol edilmesi. Genotipik eşey belirlenmesi.

 

İngilizce Phenotypic sex determination Türkçe anlamı, Phenotypic sex determination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phenotypic sex determination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Phenotypic sex determination synonyms : a cells, a cell, aardvark, abiotic factor, abambulacral area, acacia.