Phones türkçesi Phones nedir
- Telefon etmek.
Phones ile ilgili cümleler
English: Around half of middle-school students in Japan have mobile phones, but if you look at those in high school then 97% have them.
Turkish: Japonya'da ortaokul öğrencilerinin yaklaşık yarısında cep telefonu var ama lise öğrencilerine bakarsanız bu oran yüzde 97'ye çıkıyor.
English: The phones aren't working.
Turkish: Telefonlar çalışmıyor.
English: You don't see many dial phones around anymore.
Turkish: Artık civarda çok fazla çevirmeli telefon görmezsin.
English: If John phones me, please tell him I'll be back by seven o'clock.
Turkish: Eğer John beni ararsa, lütfen ona saat yediye kadar geri döneceğimi söyle.
English: Usually before a concert there is an announcement asking the audience to either turn off their phones or switch them to manner mode.
Turkish: Genellikle bir konser öncesinde seyirciden ya telefonlarını kapatmalarını ya da sessiz moda geçmelerini isteyen bir duyuru vardır.
Phones ingilizcede ne demek, Phones nerede nasıl kullanılır?
Allophones : Çevresel üye. Fonemin fonetik değişkesi (fonetik). Sesteş. Allofan. Sesbirimsel değişke. Sesbirim üyesi. Sesbirimsel değişken. Alofan. Sesbirimcik.
Audiphones : (tıp veya medikal terimi) duymaya yardımcı olmak üzere üst dişlere yerleştirilerek işitme sinirine ses titreşimleri gönderen diyafram türü. Odyofon. Odifon.
Dictaphones : Diktafon. Ses kaydedici. Dikte makinesi. Yazdıraç.
Earphones : Kulak etrafındaki saç lülesi. Kulaklık.
Geophones : Jeofon.
Hydrophones : Su altında sesin yönünü ve uzaklığını belirleyen alet. Hidrofon.
Microphones : Mikrofon.
Interphones : İç hat. Dahili telefon sistemi. Dahili telefon. İç hat konuşma telefonu. İç haberleşme. İç veya dahili telefon. İnterkom. Enterkom.
Gramophones : Pikap. Gramofon. Gramafon. Fonograf.
Picturephones : Televizyonlu telefon.
İngilizce Phones Türkçe anlamı, Phones eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phones ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Buzz : Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinyal ile çağırmak. Telefon ederek çağırmak. Vızıltı. Vızlamak. Uğuldamak. Cızırtı. Çınlamak.
Telephone set : Telefon aygıtı.
Pay phone : Jetonlu telefon. Ankesörlü telefon.
Dial telephone : Çevirmeli telefon. Diskli telefon. Otomatik alısün. Numara çevirmesiyle çalışan telefon. Diskli alısün.
Call up : Hayalinde canlandırmak. Hatırına gelmek. Orduya çağırmak. Hatırlamak. Askere çağırmak. Hatırlatmak. Getirtmek. Telefonla aramak. Gelmesini sağlamak. Anımsatmak.
Mouthpiece : Sigara ağızlığı. Zıvana. Sözcü. Avukat. Deri gibi kaf. Film kesme ünitesi ağızlığı. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Ağızlık.
Telephone extension : Telefon uzatması.
Ring : Çalmak (zil veya çan). Daire içine almak. Çınlatmak. Yüzük takmak. Yüzük. Çevrelemek. Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka. Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.
Receiver : Karşılayan. Tahsildar (vergi, gümrük). Reseptör. Paraları alan, alıcısı adına borçlusundan toplayan kişi. Tenis, bilgisayar, fizik, uzay, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcı. Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç. bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek. Yediemin. Toplama kabı (distilasyon). Ahize (telefon).
Phones synonyms : french telephone, desk phone, extension phone, phone system, speakerphone, pay station, give a tinkle, dial, telephone receiver, dial phone, telephone, call, dials, get in touch with, call in, phoned, give a ring, cell phone, radiophone, radiotelephone, electronic equipment, telephone system, buzzed, buzzes, handset, phoning, give somebody a tinkle, phone, wireless telephone, extension, called up, telecommunicate.
Phones zıt anlamlı kelimeler, Phones kelime anlamı
False : Kalp. Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı. Yapmacık. Hain. Uydurma. İki yüzlü. Haksız. Düzmece. Sahte. Yalandan yapılan.
Disingenuous : İkiyüzlü. Samimi olmayan. İki yüzlü. Yüze gülücü. Kurnaz.
Crooked : Yalancı. Yamuk. Bükülü. Dolandırıcı. Çarpık. Çarpık çurpuk. Eğri. Eğri büğrü. Yamuk yumuk. Çökmüş.
Phones antonyms : dishonest, insincere, indirect, untrustworthy, counterfeit.

Bu kısımda Phones kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phones ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phones anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phones ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.