Phreatic ground water türkçesi Phreatic ground water nedir

  • Erkin bir su tablasında bulunan yeraltı suyu.
  • Tabansuyu.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Phreatic ground water ingilizcede ne demek, Phreatic ground water nerede nasıl kullanılır?

Phreatic : Yer altı suyuyla ilgili. Freatik. Yeraltı suyuyla ilgili.

Ground : Dayandırmak. Temel neden. İyileşmek. Topraklamak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Yere indirmek. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Hareket izni vermemek. Karaya oturtmak. Yer.

Water : Yaşarmak. Sulanmak. Suluboya. Islatmak. Göz sulanmak. H2o; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı. Kedi köpek vb'ne su vermek. Su. Ağız sulanmak. Harelemek.

Ground water : Yer altı tabakalarından elde edilmiş ve yüzey sularıyla direk etkileşim içinde olmayan su. Yer altı sular. Yeraltı suyu. Yeryüzünün altında su olarak bulunan ve cisimlerin kimyasal bileşimine girmemiş su. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yer altı suyu. Uluslararası suyu. Zemin suyu. Yerkabuğunun az çok derin katmanlarında, gözenekli kayaçların boşluklarını dolduran ya da kimi kayaçların bir sünger gibi emmesiyle oluşan su örtüsü. Yer suyu.

Ground water basin : İçinde yeraltı suyunu tutabilen, yanlarında ve altında geçirimsiz kayaçlar bulunan geçirimli bir katman. Yeraltı suyu teknesi.

 

Ground water table : Yeraltı su düzeyi. Yeraltı su örtüsünün, yeryüzüne uzaklığı mevsimler boyunca değişebilen üst düzeyi. bk. yeraltı su örtüsü.

Confined ground water : Tutuk yeraltı suyu. Sınırlanmış yeraltı suyu. Tutuk su. Üstünde geçirimsiz bir katman bulunan yeraltı suyu.

İngilizce Phreatic ground water Türkçe anlamı, Phreatic ground water eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phreatic ground water ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı şok. Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Absolute age : Kesin yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

 

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Phreatic ground water synonyms : abyss, alcalic fumarole, abysal environment, acid fumarole, adjacent rock, adventive cone.