Piecing türkçesi Piecing nedir

Piecing ingilizcede ne demek, Piecing nerede nasıl kullanılır?

Piecings : Sıva eki.

Piece : Yamamak. Eklemek. Tane. Birleştirmek. Parçalarını eklemek. Yamalamak. Kalıp. Parça. Kısa yazı. Pare.

Piece de resistance : Ana şey. En önemli olan. Ana yemek. En önemli eser. En önemli şey.

Piece goods : Dokuma. Kupon kumaş. Kumaş ve trikotaj topu. Mensucat. Metreyle satılan kumaş. Yapıldıkları işlenmemiş özdeklere göre adlandırılan ve parça olarak alınıp satılan mal. Parça mal. Parça kumaş.

Piece meal : Bölük pörçük. Parça parça.

Piece wages : Parça başına ücret. Ücretin parça başına belirlendiği sistem. krş. akord ücret sistemi.

Piece of media : Ortam parçası.

Piece out : Parçalar ekleyerek tamamlamak. Parça ekleyerek tamamlamak.

Piece salary : İşin niteliği temel alınarak belirli bir süre içinde işçiye yapmış olduğu parça toplamına göre ödenen ücret. Götürü ücret.

Piece together : Biraraya getirmek. Bir araya getirmek. Birleştirmek. Parçalarını birleştirmek. Birbirine eklemek. Parçaları birleştirmek. Eklemek. Tamamlamak. Toparlamak.

İngilizce Piecing Türkçe anlamı, Piecing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piecing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Vamping : Vamp. Vamp kadın. Basit ve notasız eşlik. Müziğe eşlik etmek. Şuh kadın. Yamalık. Baştan çıkartmak (erkeği). Saya. Doğaçlamadan çalmak.

Annexes : Habersiz almak. İlave etmek. Topraklarına katmak. Eklentiler. Müştemilat. Katmak.

Affixing : Yapıştırmak (pul). Takmak. Basmak (damga). Tutturucu. İliştirmek. Atmak (imza).

Append : Sona eklemek. İlave etmek. Ek yapmak. Ekleme yapmak. İliştirmek. Katmak. Onuna ilave etmek. Raptetmek. Sonuna ilave etmek.

Add to : Ekleme yeri. Ekle. İlave etmek. Kapsamak. Artırmak. Çoğaltmak. Arttırılmış etkisi olmak.

Aggregated : Kümelenmiş. Ulaşmak (toplamı). Etmek (toplamı). Toplamak.

Aggregate : Katı özdeklerin bir bölgede gelişigüzel kümelenmesi. Kitlesel. Toplam. Kümelemek. Ulaşmak (toplamı). Toplamak. Etmek (toplamı). Kümeleşmek. Bir araya getirmek. Yekun tutmak.

Accrete : Katılımlarla büyümek. Büyümek. Artmak. Yapışmak. Birleşmiş. Birleşmek. Eklenip büyümek. Ekli.

Vamp : Basit ve notasız eşlik. Doğaçlamadan çalmak. Saya. Vamp kadın. Eşlik etmek. Cinsel çekiciliği olan, fakat hiçbir değer duygusu, acıması olmayan, kendisine tutulan erkeklerin yok olmasına yol açan kadın. bu çeşit kadınları canlandıran yıldız. Şuh kadın. Cselinçekiciliği olan, ama hayranlarını mahveden kadın tipi. Baştan çıkartmak (erkeği).

Agglutinate : Yapışkan. Bitişimli. Bileştirmek. Yapıştırmak. Tutkallamak. Yapışan. Bitiştirmek. Bitişken.

Piecing synonyms : meno mosso, rubato, musical time, annexing, assembles, allegro, accelerando, agglutinates, adjoins, amalgamates, add, affiliate, am, vamped, andante, playing, patch, amalgamating, amalgamated, affiliating, aggregates, piecings, botched, allying, affix, botch, add on, assemble, piece, ally, accreted, tempo, bodge.

 

Piecing zıt anlamlı kelimeler, Piecing kelime anlamı

Unrefined : Tasfiye edilmemiş. Kaba. Ham. Arıtılmamış. Damıtılmamış.

Dull : Sersemletmek. Matlaştırmak. Körelmek. Soluk. Kör. Renksiz. Sersem. Duygusuz. Fersiz. Duygusuzlaşmak.