Pineklemek nedir, Pineklemek ne demek

  • Uyuklamak, uyuklar gibi hareketsiz kalmak
  • Bir yerde hiçbir iş yapmadan oturmak.
  • Boşa zaman harcamak.

"Pineklemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İki gün hemşehrilerinin kahvesinde pinekledi." - Ö. Seyfettin
  • "Senin gibi babaevinde ... pinekleyen taze dul çok!" - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Tavukların pineğe çıkıp uyumaları

Pineklemek anlamı, kısaca tanımı:

Uyuklamak : Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

Harcamak : Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek. Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak.

 

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Oturmak : Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak.

Gibi : -e benzer. -e yakışır biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. İmişçesine, benzer biçimde.

Kalmak : Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Yapamamak. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir durumu sürdürmek. Konaklamak, konmak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınıf geçmemek. Miras olarak geçmek. Varlığını korumak, sürdürmek. Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yetinmek. Sınırlanmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. İleriye atılmak, ertelenmek. Eğleşmek. Oturmak, yaşamak. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak.

Diğer dillerde Pineklemek anlamı nedir?

İngilizce'de Pineklemek ne demek? : v. doze, slumber, drowse, nod off

Rusça'da Pineklemek : v. дремать, засып`ать, задремать, вздремнуть, заснуть, за`сыпать