Pinocyte türkçesi Pinocyte nedir

  • Pinosit.
  • Pinositoz özelliği gösteren hücre.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Pinocyte ingilizcede ne demek, Pinocyte nerede nasıl kullanılır?

Pinocytosis : Hücre zarından doğrudan geçemeyecek kadar büyük moleküllü sıvı maddelerin fagositoza benzer biçimde hücreye alınması. Göze içirimi. Pinositoz. Endositozla küçük ya da sıvı partiküllerin hücre içine alınması olayı.

Vesicula pinocytotica : Pinositoz yoluyla gelen maddenin hücre içerisinde küçük vezikül oluşturması. Pinositoz vezikülü.

Pinocchio : Popüler çocuk öyküsü pinokyo'nun maceraları ndaki tahtadan yapılma her yalan söylediğinde burnu biraz daha uzayan ve en sonunda gerçek bir çocuk olan karakter. Pinokyo. Popüler çocuk öyküsü pinokyo'nun maceraları.

Pinochle : Bezik benzeri bir oyun.

Pinochles : Bezik benzeri bir oyun.

Pinones : Çam fıstığı.

Baruch spinoza : Ethics (ahlak) eserinin yazarı (benedict de spinoza olarak da bilinir). (1632-1677) flemenk filozof ve teolog.

Augusto pinochet : Augusto jose ramón pinochet ugarte (1915-2006). Şili'nin 1998 yılında londra'da yakalanan ve ispanya'ya iadesi istenen 1973-1990 yılları arasındaki diktatörü (hükümeti çok sayıda ölümden ve insan hakları ihlallerinden sorumlu tutuldu).

Pinole : Kaliforniya eyaletinde şehir.

 

Pinositosis : Pinositoz. Yüksek molekül ağırlıklı maddelerin, kolloidal taneciklerin veya ilaç taşıyan lipozomların, hücre zarının dış yüzeyinde oluşan bir çukur içine girip çevresindeki zar kısmı tarafından tamamıyla sarılmasından sonra oluşan keseciğin (pinositik vezikül) zardan kopup içindeki maddeyle birlikte sitoplazma içine girmesi olayı. sıvının, sıvı yutucu hücre (pinosit) tarafından kendi içine alınması.

İngilizce Pinocyte Türkçe anlamı, Pinocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Pinochle : Bezik benzeri bir oyun.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Leukocyte : Beyaz kan hücresi. Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

White cell : Beyaz kan hücresi. Lökosit. Beyaz hücre. Akyuvar.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

 

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Abaksiyal.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Pinocyte synonyms : abattoir, white blood cell, card game, white blood corpuscle, abdominal pain, a amplitude mod, bezique, cards, leucocyte, abamectin, penuchle, a c deformity, abdominal palpation, a band, monoblast, white corpuscle, abdomen, wbc, abdominal fat necrosis.