Pistils türkçesi Pistils nedir

Pistils ingilizcede ne demek, Pistils nerede nasıl kullanılır?

Pistil : Dişikılgan. Dişi organ. Pistil. Çiçeğin en iç halkasında yer alan dişi organ. Dişiorgan. Dişilik organı (botanik terimi).

Pistillate : Pistil. Pistilli. Dişilik organı olan.

Epistilbite : Epistilbit.

Papistic : Katolik. Katolik kilisesine ait.

Papistical : Katolik. Katolik kilisesine ait.

Pistol : Nişancı. Atıcı. Kurusıkı bir patlama sesi ile birlikte parıltı vermesinden ötürü, yarışı başlatma işinde kullanılan özel tabanca. Piştov. Revolver. Tabanca. Püskürtme aygıtı. Çıkış tabancası.

Pistachie nut : Antep fıstığı. Anacardiaceae familyasından, 10 m kadar boyda, yapraklarını döken, meyvesi kuruyemiş olarak yenen bir ağaç türü. şam fıstığı.

Pistol shot : Tabanca menzili. Tabanca ateşi. Atış. Tabanca kurşunu.

Pistachios : Fıstık. Şamfıstığı. Antep fıstığı.

Piste : Kılıçoyunu yarışma yönetmeliğinde belirtilen ölçülerde, özel yarışma yeri. bu yer, tahta, toprak olabileceği gibi yarışmanın özelliğine göre lineleum, kauçuk, plastik ya da madeni yaygı da olabilir. Yarışlık. Kayak pisti.

İngilizce Pistils Türkçe anlamı, Pistils eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pistils ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Very pistol : Gerçek silah. İşaret tabancası.

Gat : Tabanca. Dar arna. Kayalıklar arasındaki dar gemi kanalı. Tüfek. Bıçak. Dar kanal. Silah.

Derringer : Küçük bir tabanca türü. Kısa cep tabancası. Genelde iki yahut daha fazla namlulu küçük cep tabancası.

Semiautomatic : Yarıotomatik. Yarı otomatik.

Six shooter : Altıpatlar.

Extract : Aktarmak. Çekmek. Ayıklayarak çıkarmak. Bir maddenin özünü çıkarma, özünü elde etme, ekstrakt. Öz, hülasa. İhraç etmek. Herhangi bir organ ve dokunun mekanik olarak parçalanmasıyla (homojenizasyon) elde edilen yapı. ekstrakt. Seçip çıkartmak. Ekstrakt. Sağlamak.

Firearm : Ateşli silah. Patlama kuvveti ile ateşlenen silah.

Piece : Parça. Kalıp. Parça koymak. Tane. Yamalamak. Pare. Birleştirmek. Kısa yazı. Eklemek. Parçalarını eklemek.

Automatic pistol : Otomatik tabanca. Sağlanan mühimmatı aralıksız bir şekilde yükleyen ve atan küçük ateşli silah. Otomatik silah.

Peacekeeper : Arabulucu. Uzlaştırıcı.

Pistils synonyms : small arm, saturday night special, verey pistol, horse pistol, six gun, semiautomatic pistol, side arm, change, sublimate, purify, handgun, forty five, automatic, make pure, shooting iron, rod, stock, revolver, pistillate, pistil, zip gun, gunstock, distil.

Pistils zıt anlamlı kelimeler, Pistils kelime anlamı

Stay : Alıkoymak. Geciktirmek. İkamet etmek. Bastırmak (açlığı). Bırakmamak. Dayanmak. Ertelemek. Oyalanmak. Erteleme. Durmak.

Worsen : Daha kötü bir hale getirmek. Daha da kötü olmak. Daha da kötüleştirmek. Beter etmek. Daha kötü olmak. Daha da kötüleşmek. Gerilemek. Fenalaşmak. Kötüleşmek. Kötüleşmek (hasta).