Plaice türkçesi Plaice nedir

  • Pisibalığı.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 20-40 cm kadar uzunlukta, sırtı pürtüklü olan bir tür.
  • Yaldızlı pisibalığı.
  • Yaldızlı pisi balığı.
  • Pisi balığı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergüler (pleuronectidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, koyu renkli ve portakal renginde lekeleri olan. kuzey denizlerinde yaşayan.

Plaice ingilizcede ne demek, Plaice nerede nasıl kullanılır?

American plaice : Amerikan pisibalığı.

Plaid : İskoç kumaşı. Ekose desen. Ekose. Ekose kumaş. Ekoseli. Ekoseli kumaş. Kareli kumaş.

Plaiding : Ekoseli. Kareli kumaş. Ekose desen. Ekose. Ekose kumaş. İskoç kumaşı. Ekoseli kumaş.

Plaids : Ekose kumaş. Ekoseli. Kareli kumaş. Ekose desen. İskoç kumaşı. Ekoseli kumaş. Ekose.

Plain : Süssüz. Yalın bir dille. Düz. Ova. Açıklık. Vuzuh. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. (sürekli) şikayet etmek. Sadelik.

Plain old telephone service : Pots. Yavaş ve basit telefon hizmeti (cep telefonu ve kablosuz iletişimin zıttı olarak). Basit eski telefon servisi. Düzenli telefon hizmeti.

 

Plain dealing : Dürüst iş. Dürüstlük. Dürüst davranış. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Açık davranma.

Plain text : Normal metin. Açık metin. Düz metin.

Plain carbon steel : Sade karbonlu çelik. Yalın karbon çeliği.

Plain conductor : Çıplak iletken.

İngilizce Plaice Türkçe anlamı, Plaice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plaice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Megrim : Damla hastalığı. Can sıkıntısı. Migren. Başağrısı.

Halibut : Kalkana benzer yassı balık. Kalkana benzer yassı ve büyük bir balık.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Flounder : Köpekdili. Batmamak. Bocalamak. Bata çıka yürümek. Boşuna çabalamak. Dere pisisi. Debelenmek. Çabalamak. Şaşırıp kalmak.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

Halibuts : Kalkana benzer yassı balık.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Scaldfish : Dil balığı.

Plaice synonyms : genus pleuronectes, pleuronectes, righteye flounder, pleuronectes platessa, righteyed flounder, holibut, a protein, brill, aardvark, acacia, a chromosome, abo blood groups system, abambulacral area, aardvarks, brills, a cell, a site, abiotic factor, abductor muscle, a cells.

Plaice ingilizce tanımı, definition of Plaice

Plaice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A European food fish (Pleuronectes platessa), allied to the flounder, and growing to the weight of eight or ten pounds or more.