Plasticised türkçesi Plasticised nedir

  • Plastikleştirilmiş.
  • Plastize edilmiş.
  • Plastikleştirici katılmış.

Plasticised ingilizcede ne demek, Plasticised nerede nasıl kullanılır?

Plasticisers : Akışkanlaşdırıcı. Plastik yapıcı. Yoğruklaştırıcı madde. Yumuşatıcı. Yoğruklaştırıcı. Plastikleştirici. Akışkanlaştırıcı. Sünükleştirici.

Neoplasticism : Neoplastisizm. Soyut resim tarzı. Dikdörtgen şekiller ile yapılan soyut resim sanatı.

Plasticine : Modelci çamuru. Mumlu kil. Plastisin.

Plasticine indicator : Macun gösterge. Uzun atlamalarda, atlama çizgisine basarak atlayanların ayak izlerini saptamaya yarayan, sıçrama tahtasına sıvanmış macun yüzey. bu macun yüzey 5 cm. kalınlığında, 10 cm. genişliğindedir.

Plasticity : Kuvvet uygulandıkça uzayıp, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeme özelliği. Makaslama zorlamasına tutulan kimi katıların sürekli akış özelliği. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Şekil verilebilirlik. Yoğrulabilirlik. Esneklik. Yoğrulabilme. Yoğrulduk. Plastik olma durumu. Plastiklik.

Plasticizing : Yoğurmak. Akışkanlaştırma. Sündürmek. Plastikleştirme.

Plastic arts : Yoğrumlu sanatlar. Plastik sanat. Plastik sanatlar.

Thermoplasticity : Isındığında erime ve soğutulduğunda sertleşme karakteristiği. Kalıcı değişikliğe girmeyen plastik. Isıtıldığında akışkan soğutulduğunda katı olma. Termoplastik. Termoplastik olma. Termoplastiklik.

 

Plastic container : Plastik kap.

Plasticizer : Sünükleştirici. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akışkanlaşdırıcı. Yoğruklaştırıcı. Plastikleştirici. Filmlerin, kuşakların esnekliğini sağlamak, bozulmasını önlemek için tabana katılan, uçucu olmayan sıvı özdek. Yoğruklayıcı. Plastik yapıcı. Yoğruklaştırıcı madde. Akışkanlaştırıcı.

İngilizce Plasticised Türkçe anlamı, Plasticised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plasticised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elasticized : Gerilebilir olması için bir şeyin içine lastik koymak (elasticise olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) elastikleştirmek. Esnekleştirilmiş. Elastikleştirilmiş. Esnekleştirmek.

Plasticized : Sündürmek. Yoğurmak.

Elastic : Elastik. Uyumlu. Lastikli. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne vb.). Değişebilir. Silgi. Lastik. Lastikli şerit. Elastik şey. Esnek.

Change : Değişmek. Bozdurmak. Dönüşmek. Ufak para. Değişikliğe gitmek. Tebdil etmek. Değiş tokuş etmek. Haline gelmek. Takas etmek. Aktarmak.

Plasticised synonyms : plasticise.

Plasticised zıt anlamlı kelimeler, Plasticised kelime anlamı

Stay : Durdurmak. Kalma. Germek. Bırakmamak. Beklemek. Kalma süresi. Alıkoymak. Ertelemek. Geçiştirmek. Oyalanmak.

Inelastic : Esnemez. Elastikiyetliksiz. Elastik olmayan. Elastikiyetsiz. Elastikliği olmayan. Esneklik özelliği göstermeyen. Sert. Esnek olmayan.